Hükümet, işverenlerin yıllardır talep ettiği kıdem tazminatı fonunu kurmaya bu kez kararlı gibi.
İşçi kesiminin tepkisi üzerine daha önce rafa kaldırılan fon, yeniden gündeme geldi.
Hükümet belirli aralıklarla temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp kıdem tazminatını fonunu gündeme
getiriyor.
Bu kez de Başbakan Ahmet Davutoğlu, ‘’Yapısal Dönüşüm Programı’’ kapsamında kıdem tazminatında yeni düzenlemeye gidileceğini açıkladı.
Bir yanda işçilerin ve sendikaların onayı olmadan fon kurulamaz diyeceksiniz, diğer yanda çalışan kesimin çok duyarlı olduğu bu konuyu, belirli aralıklarla gündeme taşıyacaksınız.
Artık, bu senaryo sıktı ve usandırmaya başladı.
Kıdem tazminatı çalışanların, emekçilerin en önemli hakkı, emekli olduğunda tek güvencesi.
Önceki yıllarda, işçi emekli olduğunda emeğinin karşılığı olan kıdem tazminatı ile başını sokabilecek bir konuta sahip olabiliyordu. Artık bu da olmayacak.
Fon ile birlikte alacağı kıdem tazminatı da yarı yarıya düşecek.
Türk-İş ve DİSK’in hayata geçmesi durumunda ‘’genel grev’’ gerekçesi saydığı Kıdem Tazminatı Fonu, kesinlikle emekçinin aleyhine olacak bir uygulama.
Hak-İş ise nedendir fona dünden razı.
İşçilerin ve sendikaların çok duyarlı olduğu kıdem tazminatının kaldırıp, tazminatların oluşturulacak fondan ödenmesi istenilen sonucu sağlar mı?
Bu soruya ‘’evet’’ demek’’ hiç de kolay değil.
En azından daha önce gündeme getirilerek, kamuoyunun nabzı yoklanan taslakları irdelediğimizde, işverenin belirli oranda prim ödeyeceğin fondan işçiye verilecek yıllık tazminat tutarı 15 günlük ücreti kadar olacak.
Eğer fon hayata geçerse, yararlanma koşullarını yerine getiren işçiye çalıştığı her 1 yıl için 15 günlük ücreti kadar tazminat ödenecek.
Oysa mevcut sisteme göre, en az 1 yıl kıdemi olan işçi, belirli nedenlerden ötürü işini yitirmesi halinde her yıl için 30 günlük ücreti tutarında tazminat alabiliyor.
Eski taslaktaki bu düzenleme, aynen kabul edilirse, işçinin her yıl 15 günlük ücreti tutarında kaybı olacak.
Her ne kadar ‘’hak kaybı olmayacak’’ dense de işçinin kazanılmış haklarından geriye gidiş olacağı söz konusu...
Hükümet fon için, mevcut sisteme göre 10 işçiden yalnızca birinin gerekli koşulları yerine getirip kıdem tazminatına hak kazanabildiğini ileri sürüyor.
Hükümete göre, iflas ya da sıkça yaşanan işçi çıkarmalarından ötürü 10
işçiden 9 u kıdem tazminatını alamıyor.
Daha önce gündeme taşınıp tepkiler üzerine rafa kaldırılan Kıdem Tazminatı Fonu Taslağı na göre, tazminat alabilmek daha mı kolay olacak? Hayır.
Kurulması öngörülen fon ile evlenen kadın işçilerle, askere gidenler artık kıdem tazminatı alamayacak.
İşçi, fondan tazminat alabilmek için ölümlerin dışında 10 yıl bekleyecek.
Ölümü halinde yasal mirasçıları bu parayı alabilecek.
Önceki taslakta ayrıca, işçiye fondan 1 yıl karşılığı 15 günlük ücret üzerinden tazminat ödenmesi öngörülüyordu.
‘’Hak kaybı olmayacak’’ dense de işçinin fonla birlikte 15 günlük hak kaybı olacak.
İşveren de yıllardır yakındığı kıdem tazminatından fonun hayata geçmesi ile kurtulmuş olacak.
Çünkü kurulması öngörülen fonla birlikte işverenin kıdem tazminatı yükü yüzde 8’lerden yüzde 3-4’e düşecek.
İşveren hem işçiye karşı tazminattan sorumlu olmayacak hem de maliyetini aşağıya çekecek.
Kıdem Tazminatı Fonu yerine, Ücret Garanti Fonu na bir madde ekleyerek kıdem tazminatları güvence altına alınabilir, emekçiye de parası buradan ödenebilir.
İşverenin ekonomik sorunlardan, iflastan ötürü çalıştırdığı emekçiye ücret verememesi durumunda, Ücret Garanti Fonu ndan bu işçilere bir kez olmak koşuluyla üç aylık ücretleri zaten ödeniyor.
Elinizdeki böyle bir fona eklenebilecek tek maddeyle kıdem tazminatları pekala güvenceli hale getirilebilir, işçi de işverenin ödemediği tazminatını buradan alabilir.
Yoksa işçilerin ve sendikaların tepkisini çeken, yaşama geçmesi halinde genel grev gerekçesi olarak gösterilen, ağır koşullar içeren fona ne gerek var.
Kıdem tazminatı saatli bomba gibidir. Bu konuda yeni bir düzenleme yapılırken çok dikkatli olunmalı.