Uydu kent!.
Ataşehir’deyiz…
İstanbul’un bu güzel ilçesi, uzay üstünü çağrıştırıyor bendenizde…
“İstikbal göklerdedir.” diyorum kendi kendime!.
***
Ataşehir’de adını bilmediğim bir restoranın havuz başında oturuyoruz…
İçimden Ahmet HAŞİM’ in “Havuz” şiirinin dizeleri geçiyor…
Ultraviyole ışınları havuzun sularına çarpıyor…
Gökyüzünde bembeyaz martılar Kadıköy’e doğru uçuyor…
Marmara Denizi dalgasız görünüyor…
Bir vapur Büyük Ada’ya doğru gidiyor…
Abdullah ÖZKAN konuşuyor.
“Sevinç Grup Kitap Dağıtımı’ndan değerli dostum Sami SEVİNÇ ve bendeniz dinliyoruz…
Araştırmacı-Yazar – Sosyolog Abdullah ÖKAN diyor ki:
“Kitabın adı ATATÜRK’LE CUMHURİYET YOLUNDA KURTULUŞ olacak. 32x32 boyutlarında ve 700 sayfalık bir kitap. Bu kitap kuşe kağıda renkli baskı olacak ve varlığını Cumhuriyete borçlu kurumların ve her yurttaşın evinde olması gereken başucu kitaplardan biri olacak.” diyor.
“Kitabın içeriği nasıl?” diye soruyorum.
“Estetik düzeyi yüksek, tarihsel – alfabetik bir değerlendirmeyle ve de fotoğraflarıyla dev bir kitap olacak.” diyor.
“Kitabın alfabetik bölümüne kimler katkıda bulunacak?” diyor Sami Sevinç.
Abdullah ÖZKAN gözlüğünü çıkartarak: ”Şebnem İyisever, Kemal Kara ve Necdet Zeybek. Görsel bölümüne Hasan Tavioğlu ve tasarım uygulamaya ise Aytaç Balaban” diyor.
Sami Sevinç düşüncemi soruyor.
“İyi olur.” diyorum.
“Gerçek yatırım, yatırıma yapacağın yatırımdır.” diyorum.
“Tamamdır.” diyor.
Abdullah ÖZKAN: “Kitabı en kısa sürede çıkartırım.”-diyor.
-Sabahın Getirdiği- adlı kitabımı kül ettiğime üzülüyorum.
İçime vahim bir hüzün çöküyor!
***
Küreselleşmeye giden dünyamızda ülkemizin yeni nesilleri Abdullah ÖZKAN’ ın “ATATÜRK’LE CUMHURİYET YOLUNDA KURTULUŞ” adlı kitabını okuyarak daha da bilinçlenecekler ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ne karşılık; gençliğin Atatürkümüze verdiği cevabı çok daha iyi bileceklerdir.
Bundan hiç kuşkum yok!
***
Evet şimdi Ataşehir’deyiz.
İstanbul’un bu güzel ilçesi, uzay üstünü çağrıştırıyor bendenizde.
“İstikbal göklerdedir.” diyorum kendi kendime…
Değerli dostlarımla, adını bilmediğim bir havuz başında oturuyoruz.
Nedense Ahmet Haşim’in dizeleri havuza baktıkça dilimin ucuna gelmiyor.
Çünkü havuza bakarken; kısa, öz ve anlamlı andımızı sadeleştirerek; çocukların dilinden bir gün söyleneceğini hayal ediyorum…
***
“Yıldızlar onun güldür elinde.”