Algılama, insanların 5 duyu organı nile çevresini anlamaya çalışmasıdır. nPazarlama açısından algı ve algıyı yönetmek, son derece önemlidir. nMarkaların, şirketlerin daha fazla duyuya hitap etmesi ve daha fazla çeşitte nuyarana dayanarak nesneleri algılamaya çalışmak ve bunun sonucunda tutum ve ndavranış geliştirmedeki temel amaç tüketicilerin algılanan riski azaltma ve nihtiyaçları en iyi karşılayan çözümü bulma çabasından kaynaklanmaktadır. n n
Türk tüketicisine baktığımızda; Türk ntüketicisinin görerek dokunarak tadarak koklayarak satın aldığını görmekteyiz. nBu yüzden şirketlerin yapması gereken temel işlerden birisi, tüketicilerin nduyularına iyi şekilde hitap eden mesajlar üretmesinden bu üretilen mesajı ndoğru mecralar aracılığı ile hedef kitlesine ulaştırması gerekmektedir.
n n
Algılamada tüketiciyi etkileyen çok nsayıda faktör var. Dünyada açlık sorununa yeni ve yaratıcı çözümler bulmak nisteyen bir araştırmada dünyanın farklı ülke ve bölgelerinden insanların bu nkonuyla ilgili tavsiyeleri sorulmuş. Aşağıdaki soru bir kağıda nyazılmış/basılmış ve altında insanların önerilerini yazabilmeleri için bir nsayfa kadar bir boşluk bırakılmış.
n n
“Lütfen dünyanın geri kalanındaki nyiyecek eksikliğine bir çözüm sunmak için kişisel görüşünüzü belirtiniz”
n nFakat araştırma ncevap alınmadığı için büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmış. Çünkü n n
· nAfrika’daki ninsanlar yiyecek, n n
· nAvrupa’dakiler neksiklik n n
· nDoğu nAvrupa’dakiler kişisel görüş
· nOrtadoğu’dakiler nçözüm n n
· nGüney nAmerika’dakiler lütfen ve n n
· nAmerikalılar ndünyanın geri kalan kavramlarının ne olduğunu anlamadıkları için soruya cevap nvermemişler. n nGörüldüğü gibi tek bir cümle olmasına nrağmen cümle ve içindeki kelimeler dünyanın her tarafında farklı algılanabiliyor. n nBir gün çok zengin bir adam oğlunu nyanına alarak insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye ngötürdü. Çok fakir bir ailenin evinde bir gün bir gece geçirdiler. Şehre ndönerken baba oğluna sordu. “yolculuğumuzu nasıl buldun?” çok güzel babacığım ndiye cevap verdi oğul. n nBaba: İnsanların ne kadar fakir nolabileceğini gördün mü değil mi? n nOğul: Evet n nBaba: Peki ne öğrendin? n nOğul: Şunu gördüm ki bizim evde bir nköpeğimiz onların dört köpeği var. Bizim evde bahçenin yarısına gelen bir havuzumuz nvar. Onların kilometrelerce uzunluğunda dereleri var. Bizim bahçede nlambalarımız var. Onların yıldızları var. Bizim terasımız ön bahçeye kadar nonların ki ise ufka kadar uzanıyor. n nUfaklık konuşurken babası tek kelime nedemedi. Şaşkına dönmüştü. Ve çocuk ekledi. “Ne kadar fakir olduğumuzu ngösterdiğin için teşekkür ediyorum babacığım” n nİki hikayeden de alınacak en temel nderslerden birisi aynı olaylara aynı mesajlara insanların farklı reaksiyonların ngösterebileceği. Bu yüzden işletmeler ne kadar düzgün mesaj gönderdiklerini ndüşünüyor olsalar da insanlar gönderdikleri mesajları farklı algılayabilir. Bu nyüzden iletişim kazalarının yaşanmaması ve bunun doğal bir sonucu olan yanlış nkonumlandırmanın ortaya çıkmaması için işletmeler hedef kitlelerine mesajlarını ngönderirken çok dikkatli olmalı.