n

n
n Sınıfın orta yerinden sarkıp sallanan ucu açık bir kablo, arkadaşımın ilgisini çekmişti.
n
n Daracık sınıfın ortasında ileri geri gidip gelen hoca tüm konsantrasyonunu anlattığı konuya vermişti.
n
n Asla laubaliliğe tahammülü olmayan işini çok ciddiye alan kıymetli bir insandı o.
n
n Dolayısı ile sert mizaçlıydı biraz.
n
n Onun derslerdeki bu tutumunu bilmesine rağmen, arkadaşımın kabloya olan ilgisi bir türlü bitmedi.
n
n Belli ki bir kaşıntısı vardı da o gün, benim başımı yakmasaydı bari.
n
n Sürekli beni dürtüyor ve acaba kabloda elektrik var mıdır? diye tekrarlıyordu.
n
n Eski bir zil kablosuydu belli ve aktif durumda değildi.
n
n Sırf arkadaşım sussun diye hocanın arkasını dönmesini fırsat bilip biraz uzanıp kablonun çıplak ucundan yakaladım.
n
n Arkadaşım bu defa da kıkırdamaya başlamasın mı?
n
n İşte o sırada hoca da arkasını dönmesin mi?
n
n Yandı gülüm keten helva.
n
n Yaklaşık 10 saniye buz gibi bir bakışma sonra ikimiz de tahtanın önündeyiz.
n
n Olanları anlatınca neler olduğunu tahmin edebiliyorsunuz.
n
n Arkadaşımla ikimiz elektrik çarpmıştan beter olduk açıkçası.
n
n
n
n Orta ikinci sınıftaydım o zaman yaklaşık otuz yıl evvel yani.
n
n Geçen yıl bir vesile bizi karşı karşıya getirdi hocamla.
n
n Birbirimizi tanımakta biraz güçlük çektiysek de sonra hatırladık.
n
n Ben ona bu olayı anlattım anımsayamadı ama kızardı, belli ki çok utandı.
n
n Karşısındaki koca adam ona onu nasıl dövdüğünü anlatıyordu.
n
n Ellerine sağlık hocam iyi ki yapmışsın bak otuz yıldır kullağıma küpe oldu bir daha hiç çıplak kabloları ellerimle kontrol etmedim, çünkü fena çarpıyorlar” dedim, gülüştük.
n
n
n
n Uzun yıllar geçti aradan ve çok sular aktı bu köprünün altından.
n
n Okullar değişti, öğrenciler değişti, eğitim sistemi değişti.
n
n Evet belki öğretmenler de biraz değişti.
n
n Ama ya değer yargıları, inançlarımız, ya ahlakımız?
n
n Ne oldu bize, ne oldu neslimize?
n
n Nereden nereye geldik…
n
n Bakın şimdi lise çağıda bir genç haklı ya da haksız bir tartışmanın ardından çıkarıp bıçağı öğretmenine saplıyor.
n
n Aynı okulun önünde geçen gün, 16-17 yaşlarında bir genç elinde bıçak bir başka genci kovalıyordu kalabalık bir grupla beraber.
n
n Hem de Allah kitap küfür ederek.
n
n Ben eşim ve çocuklarımla kalıverdim yolun ortasında manzarayı görünce.
n
n
n
n Sorun ortada aslında.
n
n Bir ahlaki çöküntü yaşıyoruz.
n
n Bu işin buralara gelmesinin birçok sebebi var kuşkusuz.
n
n Aileden okula okuldan askere kadar bir dizi ihmal çocuklarımızı zembereği boşalmış saat gibi fırlatıp atıyor hayatın ortasına ve kontrol edilemez bir hale getiriyor.
n
n Yetişkinlerle onlar arasındaki uçurum giderek büyüyor ve iki kuşak birbirinin lisanına Fransız kalıyor açıkçası.
n
n Televizyon ve sanal alem de öyle körüklüyor ki bu durumu,uçurum giderek büyüyor.
n
n
n
n ‘Her okulun önüne 3-5 polis’ diyebiliriz ,okullarda turnikeler ve kontrol noktaları oluşturup çocukları tek tek arayabiliriz örneğin.
n
n Olayların önüne geçebiliriz nispeten.
n
n Ama yeterli mi sizce, kurtarabilir miyiz çocuklarımızı bu girdaptan.
n
n Sanmıyorum.
n
n Peki ne yapmalı?
n
n Tek bir şey!..
n
n Sadece onları bu noktaya getiren zafiyetleri gidermek bunun yanında enerjilerini müspet alanlara çevirip hayattan zevk almalarını sağlamak ve kişisel gelişimlerinin her aşamasına katkı sağlamak…
n
n
n
n Sevgiyle kalın...
n