n

n

n Bu günden itibaren Haber Gazetesi’nde makale yazmaya başlıyorum. Elbette, Haber Gazetesi ailesi içinde yer almak, benim için bir gurur vesilesidir ve bundan daha önemlisi, birçok hususu sizlerle paylaşmak benin için bir onurdur. Gazetecilikte esas olan da okuyucudur ve onlarla iletişimdir. İşte bunu yapılabildiğimiz zaman gaye tahakkuk etmiş olacaktır. Bir şeyi açıklamak isterim ki, bu benim gazetecilikteki ilk tecrübem değildir. Birden fazla gazetede 10 yıldan fazla zamandır yazıyorum ve bu zaman içinde 1000’den fazla makaleye imzamı atmış bulunuyorum. Mesleki kariyerimle ilgili bilgiler vermek istemiyorum, zira uzun mesleki hayatımda bir araştırıcı, bir bilim adamı olarak kitaplarım, araştırmaya dayalı, yurt içi ve yurtdışı makalelerim bulunmaktadır. İnşallah sizlerle de iyi bir anlayış içinde buluşur ve birçok konu üzerinde yorumlarımızı yaparız.

n

n Gazetecilik yaşamım içinde; Atatürk ilklerine bağlı, Türkiye’nin üniter bir devlet olması anlayışı içinde, yasalara bağlı olarak, siyasete girmeden, tarafsız olmaya gayret gösterdim. Asla, kimsenin onurunu ve özel hayatını rencide edecek şekilde yazılar yazmadım. Yazılarımda tarafsızlığım kadar, bunları bilimsellik içinde, salt bir mantık ile yoğurdum ve yorumlarımı yaptım. ABD’de bulunduğum zamanlarda, orada kalmam için yapılan teklifleri de geri çevirerek, ülkeme döndüm, benim yetişmem için, sizden toplanan vergilerin geriye ödenmesi için elimden geleni yaptığımı zannediyorum.

n

n Yazı yazmak, açık olarak söylemek gerekir ise çok zor bir sanattır. Çoğunlukla gördüğümüz gibi konuştukça daha çok konuşan, Akdeniz ikliminin insanlarıyız. Yalnız, kimilerine “bir şey yaz” dediğiniz zaman o noktada her şey bitecektir. Zira, bu birikim meselesi ve olayları bilimsel olarak, mantık süzgecinden geçirmeye veya geçirebilmeye bağlıdır. Bu bakımdan yazılarımda popülizme yer vermeyeceğim, asla şahıslara hakaret, onları küçük düşürecek ifadeler ve küfür olmayacak, gerçekler yansıtılacak ve dürüstlük ilkesi esas olacaktır. Burada şöyle bir soru akla gelebilir: Ona değmeyeceksin, öbürüne dokunmayacaksın, o zaman nasıl meseleleri okuyucuya aksettirebileceksin? Burada şunu açık olarak ifade etmek isterim ki, iyi bir kalem ile her şey yazılabilir. Adamın birisi diğerine, eş.k diye hakaret ettiği ve olay şahitlerin de önünde cereyan ettiği için, mahkemede suçlu bulunur ve cezası, para cezasına çevrilerek serbest bırakılmasına karar verilir. Karar verildikten sonra, davalı şahıs mahkemeyi terk etmeden önce, yargıca hitaben “Sayın, yargıç müsaadenizle bir sorum olacak” der. Hâkim “Buyurun sorabilirsiniz” deyince; “ Sayın yargıcım, ben bu şahsa kötü söz söyleyerek hakaret ettiğim için ceza aldım. Bu cezaya itiraz etmiyorum ve verdiğiniz kararda haklısınız, buna da itiraz etmiyorum. Yanız, ben bir insana eş.k dediğim için ceza aldım. Bir hata daha yaparak tekrar yargılanmak istemiyorum. Acaba, bir eş.k’e sayın desem bunun bir cezası var mıdır? Bunu öğrenmek istiyorum” der. Bunun üzerine yargıç “Hayır onun bir cezası yok” deyince; adam büyük bir reverans ile hakaret ettiği şahsa dönerek “Allahaısmarladık sayın bayım” der. İşte kötü söz söylemeden, hakaret etmenin bir diğer yolu da budur.

n

n Bilimi, siyaseti, dini birbirinden ayırmak gerekir ve hepsinin kulvarları değişiktir. Bilim her zaman kuşku duyar, elbette bilimde de yanlışlar vardır. Bilim kendi içinde kendi kendini yeniler ve daima yanlışlarını veya yanlışları düzeltir. Büyük buluşlar ve düşünceler, o zamana kadar olan kanatların ve düşüncelerin tamamen aksidir. Galileo Galilei fikirleri dolayısı ile, idama mahkûm edilmiş ve çok saygın kişiliği nedeniyle affedilmesine rağmen, ayağını yere vurarak “Yine de dönen Dünya’dır” demiştir. Yalnız, bilim demokratik ortamlarda yeşererek meyvelerini verir. Bilimin gelişmesi için baskıların olmadığı, hürriyetin teneffüs edildiği ortamlar gerekir. Hayal etmek, bütün bilimsel birikimlerimizden çok daha önemlidir. Düşünce olmaz ise hiçbir şeyin önemi yoktur. Zira, “evren benim düşüncemdir”. Bilim ve bilimselliğin hükümran olduğu bir ortam, Türkiye dileği ile saygılarımı sunarım.

n