n
n n Doğrusu nereden başlayacağımı bilemiyorum.
n n Düşündükçe endişeleniyor, endişelendikçe öfkeleniyorum.
n n Her gün şehit vermekten, çaresiz kalmaktan.
n n PKK denilen çapulcularla adeta savaş halinde olmaktan.
n n Başedemez hale gelmekten.
n n Gerçekleri saptırmaktan.
n n En önemli sorunumuz terör.
n n Bu soruna çözüm aranması, başedilmesi gerekirken, tutturmuşuz Suriye’deki olayları.
n n Bize ne yahu?
n n Bizim sorunumuz varken, başkasının sorunu bize mi kaldı?
n n İnsani deyip Suriye’dekilere kapılarımızı açarak sorunlarımıza yenilerini ekleyeceğiz gibime geliyor.
n n Suriyelileri Hatay’daki Apaydın kampında koruma altına alırken, Güneydoğu’daki vatandaşlarımıza güvence sağlayamamak kabullenilir şey mi?
n n Suriyeli göçmenler, bugün dahi başımıza bela olmaya başladı.
n n Hatay huzursuz kent oluverdi.
n n Şimdi de burada 100 bini bulan göçmenlerin yurdun çeşitli yerlerine dağıtımı planlanıyor.
n n Hatay’dan sonra huzursuzluğu başka yerlere taşımak için mi?
n n Türkiye’de olup bitenler birilerinin yazdığı senaryolar gibi gösterilmeye çalışılıyor.
n n Bizlerin aldatılması amaçlanıyor.
n n Yandaş denilen medya kullanıcıları artık haberlerde işi farklı yönlere çekmeye çalışıyor.
n n 10 şehit verdiğimiz yerde ’20 terörist öldürüldü’ haberleri ön plana çıkarılmaya çalışılıyor.
n n Teröristlerin öldürülüp öldürülmedikleri de tartışılıyor.
n n Muhalefet iktidarı, iktidar muhalefeti suçluyor.
n n Olan ise vatandaşa oluyor.
n n Gerçekleri görebilen, ona göre önlem alabilen iktidardan yoksun oluşumuza çoğumuzun gerçeklerden bihaber kalması kaybettiklerimizin kaybedeceklerimizin göstergesi gibi mesaj veriyor ama anlayanımız azınlıkta.
n n Dedim ya; öfkeleniyor, öfkelendikçe sabrımız sıfırlanıyor.
n n Bizden sadece hatırlatması.
n n
n n Beytüşşebap’ta Kaymakam olmak…
n n
n n Samsun Vali Yardımcısı Mesut Taner Genç, 1993-1995 yılları arasında Beytüşşebap’ta kaymakamlık yaptı.
n n Yaşadıklarından etkilenip kaleme almış.
n n Kaleme alırken de, bölgede görev yapacak güvenlik güçlerine ve kaymakamlara yol gösterici olmayı amaçlamış.
n n İyi niyetle hareket etmiş.
n n ‘Ateş hattında’ kitabından doğrusu hiçbirimizin haberi dahi yoktu.
n n Hürriyet Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil köşesine taşıyana dek.
n n Şimdi herkes haberdar oldu.
n n Haber Hattı’na ulaşmaya çalışanların sayısı arttı.
n n Nitekim yayınevi ikinci baskı için Sayın Genç’ten izin istedi.
n n Bu kitaba sahip olmak ve o günleri olup bitenleriyle öğrenmek isteyen benim gibi çokça kişinin olduğuna inanıyorum.
n n Yaklaşık 20 yıl önceki olaylar şüphesiz bu günden daha iyiydi.
n n Yani Sayın Genç, bugün görev yapanlardan daha şanslı.
n n Bugün görev yapanlar ellerine kalemi alıp yazsalar ‘hayal’ diye niteleyenlerimiz olacaktır.
n n Ortada vahim bir durum var ama bu duruma son verebilecek iradeden üzülerek belirtmek isterim ki yoksunuz.
n n Bu toplumun yaklaşık 20 yıl öncesini de, bu günü de öğrenme hakkı var.
n n Öğrenmeli ki, izlenen yolun yanlışlığını görebilmeli.
n n Toplum görürse, önlem alması gerekenlere baskı yaparsa doğru bulunacak ve doğrunun yerine getirilmesi sağlanacaktır.
n n Bu nedenle ‘Ateş Hattı’nı yazan Mesut Taner Genç ve kitabını bir köşe yazısıyla tüm Türkiye’ye tanıtan ve gerçeklerin öğrenme hakkını ortaya koyan Yılmaz Özdil’e çok şey borçluyuz.
n n Yılmaz Özdil gibi mesleğini gerektiği biçimde yapan, gerçekleri ortaya koyan gazeteciler çoğaldıkça, kazanan bu ülke olacaktır.
n n Son zamanlardaki olumsuzluklar yandaş olmayı ülke çıkarlarının önünde tutan yalamalarla hayli kan kaybettik.
n n Gazetecilik, gazetecilerin işi.
n n Gazeteci geçinen yandaş yalamaların değil.
n n Bu böyle biline.
n n
n n Vekil Demir o kampta!
n n
n n Hani CHP’li vekillerin gitmesine izin verilmediği başımızın belası Apaydın kampı var ya; buraya TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeleri inceleme yapmak üzere gitti.
n n Aralarında AK Parti Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir de var.
n n İnceleme mi yapacaklar, yoksa hasret mi giderecekler bilemem.
n n Bildiğim tek şey Apaydın kampı yerine her gün şehit verdiğimiz Güneydoğu’ya gitmeleri gerektiğidir.
n n Apaydın kampındakilerin keyfi yerinde; ‘Ekmek elden su gölden’.
n n Ya Şırnak’ta, Hakkari’de ve yöresinde görev yapanlar?
n n Onlar her an bir saldırı olabileceği ve şehit düşebileceği endişesiyle bu vatanı koruyor.
n n Onların mı desteğe ihtiyacı var, yoksa Apaydın kampında keyif çatanların mı?
n n Oralarda zaman öldüren Cemal Yılmaz Demir, bırakın Güneydoğu’yu Samsun’da Büyükşehir Belediyesi tarafından köprü yapılmadığı için 66 aylık çocukların her gün 8 kilometre yol tepeceklerini görüp çözüm arasa daha iyi olmaz mıydı?
n n Selden zarar görüp, kaderiyle baş başa bırakılanlar ortadayken, Amazon Köyü ile adeta Samsunlu ile dalga geçen Yusuf Ziya Yılmaz’a asli görevini hatırlatsa daha iyi olmaz mıydı?
n n Samsun’un milletvekili olduğunu hatırlayıp, sorunları öğrenmeye çalışsa fena mı olurdu?
n n Kısacası, yağmasa da gürleseydi Samsunlunun gönlünü alamaz mıydı?
n n Her neyse; denese de olmaz mıydı?
n n Yorum sizin.
n n
n n Gülümse:
n n
n n Temel atlarsa…
n n
n n Temel ile Dursun hararetli bir şekilde iddialaşırlar.
n n Temel: - Ula Dursun ha pen pu pinanun çatusundan pi pardak suya paluklama dalarum daa.
n n Dursun:
n n - Nah dalarsun ula imkanu yoktur
n n Vardır yoktur bir milyarına iddiaya girer kafadarlar.
n n Temel gider bir bardak su getirir ve kaldırıma koyar.
n n - İyi izle ula der
n n Nasul dalacam hamsi cibi
n n Dursun ise hala Temel i umursamamakta, dalgasını geçmektedir.
n n Temel çatıya çıkar Dursun a seslenir:
n n - Ula Dursun iyi izleyesun ha celeyrum! ve kendini boşluğa bırakır.
n n Tam yere üç beş metre kala Dursun yerdeki bardağa bir tekme sallar:
n n Geber ula Temel
n n
n n Aforizma:
n n Güçlü olan zayıf yanını herkesten iyi bilendir; daha güçlü olan ise zayıf yanına hükmedebilendir
n n
n n Tarihte Bugün:
n n 6 Eylül 1987 : Cumhuriyet tarihinin 3. referandumunda, 1982 Anayasası na eski politikacılar için konulan yasağın kaldırılıp kaldırılmaması oylandı. YSK, kesin sonuçları yüzde 50,16 evet, yüzde 49,84 hayır olarak açıkladı.
n n
n n Dünyanın en görünmez insanları…
n
