n
n
n Mayın, bomba, roket,…
n
n Pusu, tuzak, baskın, makineli tüfekle tarama…
n
n Operasyon, çatışma, bombardıman….
n
n Kan, acı, kin, nefret…
n
n Şehit ,cenaze….
n
n Tören, mesaj, demeç, taziye, ziyaret…
n
n Dua, ağıt, gözyaşı…
n
n Son günlerin gündemi bunlar.
n
n Sevgi yok, barış yok, insan olmanın değerlerinin hiçbiri yok.
n
n İnsanımız isyan noktasında.
n
n Bıkkın, tedirgin, karamsar ve üzgün.
n
n Ülkeyi yönetenler “şehit olmak nasip işidir” diyecek kadar şaşkın.
n
n Siyasetçiler ne yapacaklarını bilemeyecek kadar kararsız.
n
n Gazetelerin ilk sayfaları kan revan, okuyanlar mutsuz, iç sayfalar ise zevki sefa içinde, onları her gün takip edenler umursuz.
n
n Ben ise günlerdir kendime soruyorum.
n
n Bu pusular niye?
n
n Bu bombalar, çatışmalar, bu ölümler, bütün bunlar niye?
n
n Kimin çıkarına.
n
n Kardeşlerin biri dağda, diğeri askerde bu nasıl iş?.
n
n Bu neyin kavgası?
n
n Toprağın mı? Değil.
n
n Paylaşmanın mı?
n
n Hiç değil.
n
n Aş için, iş için, ekmek için de değil.
n
n Bağımsızlık, özgürlük içinse yöntemi bu değil.
n
n Yöntemi bu değil çünkü, bağımsızlık savaşı mertçe yapılır.
n
n Halklara karşı halklarla çatışarak, kadın , çocuk, yaşlı demeden sivilleri öldürerek yapılmaz. Emperyalistlere ve sömürgecilere karşı verilir.
n
n Özgürlüğün, hakkın, hukukun, adaletin mücadelesi ise demokratik yollardan meşru ve yasal eylemlerle ve ülkenin tüm demokrat güçleriyle birlikte yürütülür.
n
n Öyleyse bu pusular niye?
n
n Bu ölümler kim için?
n
n Bu çatışmalar kime neler kazandırır?
n
n Terörü besleyen hangi devletler, terörden nemalanan hangi şirketler?
n
n Doğruları görmek, barışı istemek için bu ülke kaç yüz bin çocuğunu daha kurban edecek?
n
n Birileri çıksın bunu bize söylesin ve söylediklerine bizi inandırsın.
n
n Yetti artık.
n
n Yetti.
n
n Bu ülkenin geleceği iç barışta.
n
n Herkes bunu görsün artık. Görsün ve herkes barış için gereken neyse onu yapsın.