Av. Kerami Gürbüz.

Samsun Barosu Başkanı.
Haber’e konuşmuş.
İtirafta bulunmuş.
Cezalar caydırıcı değil, diye.
Hukukun tam işlemediği ülkelerde, bu doğal.
Türkiye’de hukuktan söz edilemeyeceği mesajı bu.
Türkiye’deki ceza sistemi suçların önlenmesinde caydırıcı değil.
Suçlunun korunduğu.
Suçsuzun cezalandırıldığı bir dönem içindeyiz.
Durum böyle olunca her birimiz zaman zaman isyan eder hale geliyoruz.
Öfkemize engel olamadığımızda da suç işliyoruz.
Bu da ceza yargılamasındaki iş yükünün artmasına sebep oluyor.
Önlenemez mi?
Şüphesiz önlenebilir.
Ama yargılamada adaletin tesis edilmesi gerekir.
Sahte belgelerle.
Hayali şahitlerle günahsızların cezalandırılmasına son verilmeli.
Hatalı karar veren yargıçlar, gerçeklerin ortaya konulması ile cezalandırılmalı.
Görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilmeli.
Suçlular mutlaka cezalandırılmalı.
Suçsuzlar ise mağdur edildiklerinin anlaşılmasıyla neden olanlar cezalandırılmalı.
Bunun gerçekleştirilmesi halinde suçsuzların cezalandırılması mümkün olamaz.
Yargılamadaki iş yükü azalır.
Adliye saraylarına olan ihtiyaç geriler.
Üzülerek belirtmek isterim ki, günümüzde yeni yeni adliyelerin açılması bir marifet olarak görülüyor.
Adliyeleri çoğaltmak mümkün.
Önemli olan yapacak iş bulmaktan uzaklaşmalarını sağlamak.
Yeni adliyelere ihtiyaç duymamak.
Acı bir gerçek, adliyelere olan ihtiyaç gün geçtikçe artıyor.
Özellikle icra daireleri mantar gibi türüyor.
Nedeni ihtiyaçtan.
İcralık insanımız sayısının hızla artmasından.
Güzel insanımızı bu duruma düşürenler mi suçlu?
Yoksa çaresizliğin neden olduğu insanlarımız mı?
Samsun Barosu Başkanı Av. Kerami Gürbüz, günümüzde olup-bitenlerden rahatsız.
Haklı.
Hukukta tartışılan konular arttıkça, avukatların sorunları da artıyor.
İş yapamaz hale geliyorlar.
Hukuk fakültelerine olan ilgiyi de azaltıyor.
Buna rağmen dalga geçercesine hukuk fakültelerine yenileri ekleniyor.
Her neyse, bir gün doğru tek çare olacak.
O gün de yaklaşıyor gibime geliyor.
Ne dersiniz?