Büyük Önder Atatürkün
19 Mayıs 1919da Samsunda yaktığı
kurtuluş meşalesi,çağdaş ve bağımsız Türkiye yolunu
aydınlatmaya devam ediyor...
Bu ülke, o yıllardan bugünlere
pek çok ekonomik badirelerden geçti. Anasız babasız kaldı.Ekmek de bulamadı ama
90 yıl önceki direncini hiç kimse kıramadı...
İşte o yüzden, Atatürk ve silah arkadaşlarının
yazdığı büyük destan, nesilden nesile yaşıyor...
Hem de bunca ihanete rağmen...
Atatürk, ileriyi görebilen bir liderdi...
Bugün yaşanan ve tartışmalara
neden olan birçok konuya ilişkin geçmişte söyledikleri,
onun ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır...
Mesela, Kürt meselesi yeni değildir...
Atatürk, o zaman Türkiye Cumhuriyetini oluşturan halka Türk milleti denirdiyerek, Anadolu topraklarındaki etnik unsurları bir çatıda toparlamaya çalışmış ve 1932 yılında
Diyarbakırı ziyareti sırasında da,Diyarbakırlı, Vanlı,Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep bir ırkın evlâtları, hep aynı cevherin damarlarıdır demiştir...
Ayrılıkçıları, dış ülkelerin kışkırttığını ifade etmiştir...
Bu ülke, 50 yıldır Avrupa Birliğine
girmek için uğraş veriyor...
Bunca yıl geçti, sonuç değişti mi?..
Mustafa Kemal Atatürk,
6 Mart 1922de sanki bugünü anlatıyor:
Türkiyenin fikir adamları adeta kendilerine hakaret ediyorlardı. Diyorlardı ki, Biz adam değiliz ve olmayız. Kendi kendimize adam olmamıza ihtimal yoktur! Canımızı, varlığımızı bize düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı!.. Onlar bizi idare etsin diyorlardı. Oysa, hangi istiklal vardır ki, yabancıların nasihatlarıyla, yabancıların planlarıyla yükselebilsin!.. Tarih böyle bir olayı kaydetmemiştir!
Ve darbelerin tartışıldığı bugünlere
gelelim...
Mustafa Kemal, İngilizlerin isteğiyle İstanbula geri çağrıldığında,Milli Mücadeleyi sivil olarak sürdürme kararını verip,12 Haziran 1919da üniformasını çıkarmış,Bu gün artık bir üniforma sahibi değilim. Size evvelce bildirdiğim gibi bir millet adamıyım demişti...
Atatürkün, İttihat ve Terakki ile arasındaki temel çelişki de, asker üniformasıyla siyaset yapılmasıydı...
Büyük Önder, doğru algılandığında,
bugün yaşanan birçok sıkıntının çözüm anahtarını
bulmak mümkündür...