Dr. Emin Dinççağ’ın şiir dinletisindeyken; Birinci Yeni Şiir hareketinin (Garip)manifestosunu düşündüm…
Sonra İkinci Yeni’ye (Anlamsızlık) derken; Üçüncü Yeni için kaleme aldığım manifesto!.. Yani; -Anlamcılığı - düşündüm…
Sadece bunları mı düşündüm?
Elbette hayır!
***
Nedense Kazım MEMİÇ’ in bendenizle yaptığı röportajdaki soruyu da düşündüm.
Neydi o soru?
Hatırlayalım:
“Günümüzde de şiir heveslileri var. Hatta kimi kurum ve ekipler, “Şiir Akşamları” düzenliyor. Ancak gördüğümüz kadarıyla seçkinleşenler az. Bunun nedeni sizce ne olabilir? Genç şairlere önerilerinizi sorsam?” dediğini hatırlıyorum. (20 Haziran 2014 Haber Gazetesi Sayfa 14)
***
Dr. Emin Dinççağ’ın Birinci Aşk İkinci Şiir kitabının önsözünü dinlerken; Attila İlhan’ın –dizeye, “satır” diyen şairlere de tebessüm ettiğini düşündüm!..
Sonra ne mi düşündüm?
Anı defterlerimi. İçindeki kızılca kıyamet şiirlerimi…
YAŞAM ve DÜNYAM adlı bu iki şiir defterimi 1980’li yıllarda ateşe atarak yanışını seyredişimi…
Evrensel şiire yönelişimi…
Ayak izlerinde gezinişimi…
Manifestolara bilinçlenerek, anlamlı şiirler üretişimi…
-Allahsız, Allahım adlı şiirime, emek verişimi…
***
Bendeniz bunları düşünürken; şair-yorumcu Nesli Koca Hanımefendi, sahneye davet edildi.
Zarafet yüklü arkadaşımızın ses tonu Ayşe Egesoy’un sesi gibiydi.
Emin Dinççağ’ın 10 şiir kitabı olduğunu söyleyerek, şiirlerini okumaya başladı.
Adeta ses tonu ile şiire yeni bir can katıyordu…
Sessizce dinliyorduk…
Dizeler, zaman zaman nesirceydi!
Oysa şiir ayrı, nesir ayrıydı!
Ahmet Arif’in de tek şiir kitabı vardı ama içinde gerçek şiir vardı.
Halkın diline, gönlüne yerleşmiş şiirlerdi bunlar…
Emin Dinççağ’ın ise 10 şiir kitabı olduğu halde, halkın dilinde dizeleri yer almış mıydı acaba?
Velhasıl şairler, şiirlerini yayınlamadan önce mutlaka sorgulamalıdır.
Zira o şiirler sizden çıkar; okurun diline, gönlüne yer yapar ve gerçek bir şiirse yarınlara kalır…
Ve halkın dilinde, kuşaktan kuşağa yaşar…
***
Dr. Emin Dinççağı’ın :
“Gelirken umut getir” , “göz kırpar yıldızlar”, “Umuda söz verdim ” , Aşkımı tarif edemez bilinen beste” ,”yürek yasa tanır mı?” , “aşk zapt edilebilir mi?” gibi anlamlı şiir dizeleri bendenizi etkiledi.
Kutluyorum kendisini.
***
Şairimizin hümanistliği ile şiiri hemen hemen eş değerdi.
Örneğin:
Sevmek şiir demek
Sevmemek boşa emek
En büyük suçu işler
İnsanlık sevmeyerek.-diyen bir Emin Dinççağ şiirinin musiki ritmi ilgi çekendi.
***
Bir başka şiirinde Emin Dinççağ:
Umudu bayrak yapıp
Sevdayı çağırıyorum
Bilirim sevda sağır
Ben niye bağırıyorum?- diyen şiirleri Nesli Koca’nın sesinde, insanı sarıp sarmalayarak adeta dinleyicinin nefesini kesiyordu.
***
Bu şiir dinletisinin amacı; kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin yok edilmesine dikkat çekmek içindi!
Nitekim Dr. Emin Dinççağ’ın aşk ve sevgi temalı şiirleri dile gelirken; programın sonunda söyledikleri altını çizmeye değerdi.
Özetle Dr. Emin Dinççağ:
“Günümüzde her gün kadın cinayetleri yaşanmaktadır. Olayın kültürel boyutları toplumda enine boyuna tartışılmadıkça cinayetler sürecektir. Tüm sivil toplum kuruluşları, bu cinayetlere son vermek adına elinden geleni yapmalıdır. Protestolarla çözüm bulunamaz. Sevgi ortamını genişleterek şiddetin önüne geçilmelidir.” dedi.
***
Program alkışlar eşliğinde bitti.
Kendisini tebrik ettim.
“Birinci Aşk-İkinci Şiir” kitabını imzalayarak bendenize hediye etti.
“Sizin gelmenize çok sevindim hocam.” dedi.
Dr. Emin Dinççağ’a teşekkür ederek, başarılarının devamını diledim.
***
Kapı eşiğinde TRT muhabiri Mehmet Gençali.
Yüzümde kamerasının ışığı…
“Evet!..”
Şimdi, sorularınızı yanıtlayabilirim.