Küçük şehir ve ilçelerde gazetecilik yapmak,
gerçekten de meziyet ister...
Doğru haber yapsan bir sıkıntı, yanlış yazsan
başka bir sıkıntı...
Bu gibi yerlerde gazetecilik yapanların
bürolarının kapısı her daim açıktır...
Sokağa çıktığında da konu edindiği
muhatabıyla en az iki kere karşılaşır...
Olmadı o kişinin akrabaları ya da
arkadaşları karşısına çıkabilir...
Bu nedenle yanlış yapma şansı yoktur
o gazetecinin...
Ama her haber ya da yazı muhatabının
işine gelmeyebilir...
Veya tersi de olur...
Yazıda övgü varsa, muhatap için
o gazeteci; iyi gazetecidir...
Oysa sırtı sıvazlanan gazeteci, tecrübesizse
bilmeden muhatabının etki alanına girmiş olur...
Asıl tehlike de buradadır...
Çünkü, kullanılır hale gelmiştir artık...
Yerel gazetecilikte herkes bu hataya düşebilir...
Bazen tatlı bir söz, bazen güler bir yüz...
Buna sözüm yok elbette...
Ama bir maddi çıkar karşılığında kalemini yönlendiriyorsa, onun adı bizim meslekte,tetikçi dir...
Böyle tipler, ne sorar ne de araştırır...
Amaç, aldığının karşılığında hedefi vurmaktır...
Bu yazıyı hiç kimse için yazmadım...
Çünkü, böyleleriyle hiç muhatap olmam....
Üzerine alınan çıkar mı onu da bilemem...
Ama her katil gibi tetikçi de kendini yakalatacak
bir yanlışı yapacağından
Ben buradayım diyebilir...
Sormadan bülbül kesilir birden bire
tetiği çektireni de ele verir...
Memleketin dört bir yanında
böyleleri türedi...
Bu memlekette bakkal dahi
olurken, devlet bir yığın belge ister...
Gazeteci olmak için okur yazar belgesine bile
gerek yoktur...
Asıl sıkıntı da burada ya!..