Kim ne derse desin, bugün olup-bitenler belliydi.
Sıkça da uyarmaya çalıştık.
Pembe tabloların felakete yol açacağını.
Her kesimin olumsuzluklardan nasibini alacağını.
Kimse aldırış etmedi.
Felaket tellallığı yaptığımızı sandı.
Güneydoğu’da taviz üstüne taviz verildi.
Bugün sokağa çıkılamıyor.
Esnaf, sanatkar, sanayici kepenk kapattı.
Okullar bile boşaltıldı.
Oradaki endişeden bile bihaber olanlar, önlem nasıl alabilsin ki?
Oralarda terör belası var.
Ya bizde?
Bizde herkes endişeli.
Sanayici şaşkın.
İşadamları çaresiz.
Esnaf-sanatkar kepenk kapatacak duruma geldi.
Çiftçinin ürettiği elinde kaldı.
En iyi durumda bilinen maaşıyla memur.
Kamu kurumlarındaki işçiler.
Emekliler de mevcut gelirle sürünse de şimdilik ayakta.
Ya diğerleri?
Özel sektörde çalışanların bir bölümü işine devam ediyor.
Kapı önlerine konanların sayısı hızla artıyor.
Herkes günü kurtarmaya çalışıyor.
Küçülüyor.
Küçülmekle de kendini kurtaramayanlar batıyor.
Her batan sayısız aileyi de aç bırakıyor.
Bu gerçekler ortada.
Görmeyen yok.
Akıl tutulması mı yaşıyoruz ne?
İstikrar ararken bulduğumuza bakın!
Yanılgının böylesine ne demeli.
Sürekli aldatılıyoruz.
Cumhurbaşkanı açıkça çıkıp aldatıldığını söylüyor.
Başbakan, bakanlar da öyle.
İyi de aldatılmanın faturası hep bize mi çıkacak?
Onu-bunu bilemem.
Bilebildiğim, ülke çok zorda.
Çöktük desek yeridir.
Bu günleri arayacağımızdan endişeliyiz.
Hak ettik galiba.
Ne dersiniz?