Siyasetçilerin birbirleri için söyledikleri sözler, kamuoyunda hoşgörüyle karşılanır...
Çünkü, bu sözlerin siyaseten söylendiği bilinir...
Bazen ölçüyü kaçıran,
söylediklerinde pişman olur...
Bazen de hukuki sorumluluğu paylaşan
gazeteciler, bu sözleri yumuşatır...
Çok gördük, çok yaşadık...
Ancak, dün bir gazetenin sürmanşetinde
yeralan maksadı ve anlaşılması zor bir habere tanık olduk...
CHPli Metin Burma, rakibi Adem Bektaşın, Yusuf Ziya Yılmaz ile çekilmiş fotoğrafının montajlı olarak servis yapıldığını öne sürmüş, Bektaşın
Yılmazın sırtından geçinmeye çalıştığını dile getirmişti...
Burma, bu durum tespitini keşke başka bir malzeme
üzerinden yapsaydı da o fotoğrafı kullanan gazeteciler,
bir görüntünün montaj olup olmadığını anlayamayacak
kapasitede gösterilmeseydi....
Ne gereği vardı?..
Uzman olmaya bile gerek kalmadan o fotoğrafın montaj olmadığı anlaşılır durumda iken,
Metin Burma, bu tezgaha nasıl düştü
bilemiyorum...
Bu fotoğrafı gördüğünü de sanmıyorum...
Montaj iddiasını manşete taşıyan gazete, zaten
açıktan Bektaşa cephe almış durumda...
Bu gazeteyi yönlendirdiği bilinen Büyükşehir Belediyesinin bir bürokratı, Bektaş ile Yılmazın yan yana gelmesine tahammül edemiyor...
Gazetenin, Bektaşın birdenbire Yılmazcı kesildiği
haberinin altında da bu gerçek yatıyor...
Ne garip, sanki Bektaş ile Yılmaz aynı partiden değil...
Geçmişte çatışmaları olsa bile
aynı partiden insanların seçim zamanında yan yana gelmeleri
kadar normal ne olabilir?..
Hesap başka tabii ki....
Yakında bunlar
bir bir ortaya dökülecek nasıl olsa...
Anlayacağınız, Bektaşa yönelik haber çarpıtma girişiminin ardında,
Burmadan daha çok başkalarının hesabı var...