Altından kendini gözet; zehiri hiçbir zaman teneke kupa ile sunmazlar.
İnsan bilmeden bir şey hakkında fikir yürütemez. Ne kadar konuşulursa konuşulsun; bir konuda fikir sahibi olunabilmesi için önce bilgi sahibi olunmalıdır. Yani bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamıyor. Her olayın kendi içinde farklı nedenleri olabilir. Eski bir kaleci: Hayata dair ne öğrendimse futbol sayesinde öğrendim. Çünkü top her zaman beklemediğim köşeden geldi. demiştir.
Petrol sanayi devrimiyle birlikte hayatımızın her alanında önemini ve hükmünü sürdürmektedir. Gelişmiş, endüstrileşmiş ülkelerin; petrol, can damarıdır. Ekonomileri petrol olmadan yürümüyor. Bu sebepten Ortadoğu da yılda yedi milyar varil petrol Batı ülkelerine gidiyor. Bunun yıllık karşılığı 700 milyar dolardır. Bu nedenle değişik adlarda örgütler çıkıyor piyasaya. Arkalarında kim bilir kimler var? Bize zehiri hiçbir zaman teneke kupa ile sunmazlar. Yazılarımda çoğunlukla eğitimden söz ederim. Eğitim, insanın uyanık olmasını sağlar. Uyurgezer toplumlar, eğitimden nasibini alamamıştır.
İnsanların biraraya gelmeleri devlet kurmak için yeterli değildir. Sosyolojik manada milletleşememiş toplumların dirençleri sıfır noktadadır; kırılgandır. Şirket devletler yaratılmak isteniyor. Martı bile deniz kenarında konacak kayalık bir yer arıyor. İnsan toplumlarının tarihin derinliklerinden gelen milletleşme süreci, canlı bir organizma gibi hükmünü sürdürüyor. Derin mazisi, inanç sistemi ile bir kale gibi dimdik ayakta kalabilen toplumların sesi; bin yılların ötesine ulaşır.
Stratejide hiçbir şey kaza ile olmaz; olmuşsa öyle planlanmıştır. Çevremizde, komşularımızda olanlar da bir plan dahilinde meydana gelmektedir.
İnsan uçurumun kenarına varmadan kanatlanmaz. Gandhi: Göze göz yasası herkesi kör eder. demiştir. Komşularımızdaki bu körlüğü; olup bitenleri büyük bir üzüntüyle izlemekteyiz. Milletimizin sağduyusu, her türlü zorluğun üstesinden gelecek güçtedir.