“Siyasal İslam, köktenci, fundamentalist, modernist gibi kavramlar Müslümanların kaynaklarından ürettikleri kavramlar değillerdir.
Bu kavramların hepsi oryantalistler tarafından üretilmiş ve Müslümanlar tarafından kullanılarak kendilerini kategorize etmişlerdir. Rakipleri de onları bu kavramlarla vurmaya çalışmışlardır.
Türkiye’de giderek ortaya çıkan bilinçlenme sonucu bu kavramlar kullanılmaz duruma gelmişlerdir.
Her şeyden önce ortada , “referansları İslam olduğunu iddia eden” bir hükümet yoktur.
Bu durum, gerek kuruluş ve gerekse icraatlar sırasında Sayın Başbakan tarafından açıklanmıştır.
Konuya bireysel olarak baktığımızda farklı bir durum ortaya çıkar.
Her şeyden önce Hz. Peygamberimiz(sav)’in bizlere inanmamız için Allah tarafından getirmiş olduğu Kur’an’ı Kerim’de adımız, “MÜSLÜMAN” OLARAK KONULMUŞTUR. Ayrıca, şu İslam, bu İslam da yoktur.
Evet, hatalarımız olsa da, yapmış olduğumuz doğru ve yanlış şeylerin referansları İslam oldukça Müslümanız.
İnanç ve eylemlerinin referansları İslamdan olmayanın Müslüman olma iddiası askıda kalır.
Amel açısından değil fakat, inanç noktasında hata kabul etmeyen bir İslamdan söz ediyoruz.
İnsanların yanlış ve eksik amelleri olabilir ama, yanlış inançları asla!
Türkiye’de giderek bu anlayış egemen olmaktadır. Amel eksikliği giderek artar gibi gözükse de milletimizin köklerine inmedeki titizliği devam etmektedir. Ruh köklerine inme mücadelesi devam etmektedir.
Bu rüzgarın karşısına hiçbir siyasi parti çıkmayı göze alamıyor, varlığının selameti için bu değirmene su taşıyor. Yaşaması için de başka şansı yoktur.
Bu bir kimlik inkarıdır. Bu inkar aslında olmayan, olmaması gereken bir kimlik üzerinden yapılıyor.
Son günlerde gerek Ortadoğu’da ve gerekse Türkiye’de meydana gelmiş olaylar, taşların yerine oturmasına ve her şeyin aslına rücu etmesine neden olacaktır.
Akan bir kader seli vardır. Bu seli durdurmaya hatta geriye doğru akıtılmasına gayret gösterenlerin kendilerini dahi kurtarma şansları yoktur. Bunu görmüş olmaları bile kendileri ve milletimiz adına bir şans olduğunu düşünüyoruz. Yalnız Türkiye değil, tüm İslam alemi yeniden tarihi köklerine dönmedikçe; felah şansı yoktur. Bütün felaketlerin kaynağında bu ruh kökünden uzaklaşma vardır.
Selam ve sevgi ile…