Anadolu'nun tam ortasında, uçsuz bucaksız bir kırın içinde kurulu bu şehir; Hitit'ten Roma'ya, Bizans'tan Selçuklu'ya kadar onlarca medeniyetin elinden geçmiş ve her birinden bir isim kalmış.
Kırşehir'in İlk Adı Ne?
Kırşehir ve çevresinde yapılan araştırmalar, ilin tarihinin Eski Tunç Çağı'na, MÖ 3000-2000 yıllarına kadar uzandığını ortaya koyuyor.
Bu kadar köklü bir geçmişe sahip olunca tek bir isimle anılmak da mümkün değil. Hititler döneminde Akua Saravena (Su Şehri), Persler döneminde Katpatukya yani Kapadokya (Güzel Atlar Ülkesi), Roma döneminde Makissos, Bizans döneminde Justinianapolis, Anadolu Selçukluları döneminde ise Gülşehri adını almış.
Makissos ve Justinianapolis Dönemi
Önceleri Makissos adıyla anılan kent, İmparator I. Jüstinianos döneminde (527-568) yeniden inşa edilmiş ve Justinianapolis adıyla anılmaya başlamış.
Roma ve Bizans, şehri hem fiziksel hem de isim olarak defalarca yeniden şekillendirmiş. Ama asıl büyük dönüşüm Türklerin gelişiyle yaşanmış.
"Kırşehir" Adı Nereden Geliyor?
Uçsuz bucaksız kırın ortasında yükselen bu kente Türkler "Kır şehri" adını vermiş. Zamanla bu, halk dilinde Kırşehir'e dönüşmüş.
Bugün bile bazı köylerde yaşayan halk burasını "Kır şehri" diye anar.
Bir de ilginç rivayet var: Timur'un Anadolu seferinde kendisine direnen halkı göstererek "kırın şehri" dediği, bunun zamanla Kırşehir'e dönüştüğü söyleniyor.
Selçuklular Döneminde Gülşehri
Selçuklular döneminde şehrin adı Gülşehri olarak geçiyor. Bu dönem, aynı zamanda Kırşehir'in kültürel açıdan en parlak çağı.
Anadolu Selçuklularıyla birlikte şehir, Türk kültür merkezlerinin en kıymetlilerinden biri haline gelmiş. Türk dilinin öncüsü Aşıkpaşa, Ahilik teşkilatının kurucusu Ahi Evran-ı Veli, Ahmedi Gülşehri, Hacı Bektaş-ı Veli ve Taptuk Emre gibi büyük isimler bu topraklarda yaşayıp eser vermiş.
İl mi, İlçe mi? Siyasi Kargaşanın Adı Kırşehir
Şehrin sadece adı değil, statüsü de değişmiş; hem de oldukça dramatik biçimde.
20 Temmuz 1954'te Kırşehir, Osman Bölükbaşı'yı tekrar milletvekili seçtiği gerekçesiyle ilçe yapılmış. Nevşehir il olmuş, Kırşehir ona bağlanmış. Türk siyasi tarihinin en tuhaf sayfalarından biri tam burada yazılmış.
Ancak 1 Temmuz 1957'de çıkarılan kanunla Kırşehir yeniden il statüsüne kavuşmuş ve bugünkü idari yapısına sahip olmuş.





