Akvaryumda balıklar…
Eve geldiğimi anladılar.
Cama dayandılar…
Kuyruklarını bir sağa, bir sola oynatmaya başladılar…
Sayıları kadar yemlerini verdim.
Kuyruklar aşağıda, başlar yukarıda saldırdılar.
Yemlerini yerken bendenize bakmadılar!
Peki bundan sonra yemler miyim?
Yemlemem!
*/*/*
O ara, karmakarışık masamdaki notlara baktım.
Bir sürü not…
İlk not:
Türkiye de Türk Telekom Arabın, Telsim İngilizin, Kuşadası Limanı İsrailin,İzmir Limanı Hong Konglunun, Başak Sigorta Fransızın, Adabank Kuveytlinin, İETT Dubailinin…
(…)
***
İkinci not:
Türkiye’de 67 bin okul var, 85 bin de cami.
77 bin doktor var, 90 bin de din görevlisi.
(…)
***
Üçüncü not:
Türkiye de 1 opera, 11 bale, 10 heykel, 18 resim, 18 sinema, 38 tiyatro derneği var.
35 bin de cami yaptırma derneği var.
(…)
***
Dördüncü not:
Gazi Atatürk’ün 1923’te Yakup Kadri Karaosmanoğlu’na:
“Kürt meselesi bizim yani Türklerin çıkarına kesinlikle söz konusu olamaz. Türkiye’nin halkı söz konusu olurken onları da beraber ifade etmek gerekir. İfade olunamadıkları zaman, bundan kendilerine ait sorunları yaratmaları daima mümkündür. T.B.M.M. hem Kürtlerin hem de Türklerin yetki sahibi vekillerden oluşmuştur ve bu iki unsur, bütün çıkarlarını ve kaderlerini birleştirmiştir. Yani onlar bilirler ki bu ortak bir şeydir. Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olmaz.”
Doğru söze ne denir ki?
***
Beşinci not:
Gazi Atatürk: “Türk milletinin toplumsal düzenini bozmaya yönelik çabalar boğulmaya mahkumdur. Türk milleti kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir topluluk değildir.”
Elbette!
***
Altıncı not:
Sanat anlamlı, yararlı ve aydınlatıcı olmalıdır… Şiirde sanatın öncü bir dalı olarak üst düzeylerinin de üstünde anlamlı olmalıdır... Anlamcılıkta kalıcı olmak doğru olandır… Bu da özgün nitelikteki eserlerimizi üreterek; bilinç ile uygar toplumların evrenselliğine ulaşmakla mümkündür. Bu da karanlıkları aydınlatan kültür- sanat yolu ile olur… Bu yolda, yola çık ama yoldan çıkma!-demişim.
Ne demişim?
***
Yedinci not:
Prof.Dr.Emre Kongar: “Demokrasi vatandaşların ekmek ve özgürlük savaşımından doğmuştur. Üstelik demokrasi kapalı kapılar ardından değil meydanlarda, sokaklarda yaşanır.” demiş.
Doğru demiş…
*/*/*
Evet akvaryumda balıklar…
Eve geldiğimi anladılar.
Cama dayandılar.
Kuyruklarını bir sola, bir sağa oynatmaya başladılar.
Sayıları kadar, yemlerini vermiştim.
Kuyruklar aşağıda, başlar yukarıda saldırmışlardı…
Yemlerini yerken bendenize bakmamışlardı!
Şimdi bakmaya başladılar…
Peki bundan sonra yemler miyim?
Yem le rim…