Mavi Marmara, bugün Samsun’a demir atıyor.

Bizde her şey iç politika malzemesi olduğu için bu durumu da anlamanın en iyi yolu sanırım Rachel Corrie’yi bir kez daha hatırlamak olacaktır.

Vicdan coğrafyasında silinmez izler bırakan Rachel Corrie!

Hatırlar msınız bilmiyorum;

2003 yılında daha 23 yaşında bir ABD vatandaşı genç kız, son sınıfta okulunun Refah-Olympia kardeş şehir projesi kapsamında ISM (International Solidarity Movement-Uluslararası Dayanışma Örgütü) gönüllüsü olarak Gazze’ye gitmiş, gördüğü zulüm karşısında adeta kanı donmuş ve vicdanını daha fazla susturamamıştı.

16 Mart 2003 tarihinde Gazze’deyken İsrail ordusu Filistinli sivillerin evlerini yakarak İsrail vatandaşlarına yeni yerleşim yerleri açarken o da ordaydı.

Bu haksızlığa daha fazla dayanamadı.

Elinde megafon, vicdanından gelen bütün çığlığı ile buldozerlerden birinin önüne geçti.

Amacı hiç olmasa bir masumun evini kurtarmak, bu zulme bu aleni haksızlığa insanca dur demekti.

Ne ki; zulümde sınır tanımayanlar, genç kızı göz göre göre buldozerle çiğneyerek katletti.

23 yaşında bir genç kızın bedeninin üzerinden,

Haksızlık ve zulüm karşısında susmayan bir genç vicdanın üstünden buldozerle geçtiler…

İki kez çiğneyerek hem de…

Kafatası, kaburgaları parçalandı…

Rachel Corrie katledildi.

Rachel’in katlinden 7 yıl sonra;

31 Mayıs 2010 da

Vicdanların susmaya kıyamadığı bir zaman daha yakalanmış ve insanlık, katilleriyle yeni bir katliam sayfası daha açmıştı.

İçinde Amerika’dan Avrupa’dan Asya’dan toplanarak biraraya gelmiş faklı din ve inançta birçok iyi insan Mavi Marmara’da buluşmuş; tıp kı, Rachel Corrie gibi barış için, çaresiz masum sivillere ilaç ve gıda yardımı yapmak için Gazze’ye doğru yola çıkmıştı!

Önce “Hayır, gidemezsiniz” dendi!

“Yardım edemezsiniz!

Haddinizi bilin!”

“Biz İsrail’iz sizi de katleder sizi de sindiririz” dendi!

Sonra sadece masumların olduğu gemiye askeri harekât yaptılar.

Uzun namlulu silahlarla indiler gemiye.

Sağa sola ateş açarak…

Katlederek indiler gökten,

Demirden medeniyetin, demir yumruğu oldular…

Birçok masumu katlettiler yine!

Birçok iyi insanı yaraladılar!

Vicdanları kanattılar!

İnsanlığı öldürdüler!

Masumiyeti kanla, kinle öfkeyle lekelediler!

Gücün önceliğini bellettiler!

“Güce, paraya, pula…

Vahşet ve kalleşliğe terfi etmiş bir dünya var” diyerek…

O vahşetten nasibini alanlardan biri de Samsunluydu.

Hâlihazırda Dost Eğitim Kültür Sosyal Yardımlaşma Derneği (DOSTDER) Başkanı.

Samsun’un tanınmış aktivistlerinden

Eczacı sevgili Hüseyin MUTLU…

Bacağından vurmuşlardı.

Nice zaman sonra ulaşılabildi kendisine.

Nice zaman sonra gelebildi memleketine.

O da gaziydi artık

Hem de Filistin gazisi…

Şimdi bütün hatıra ve acılarıyla Mavi Marmara’sını karşılıyor.

Hoş geldin Mavi Marmara…

Güzel günlere uyanın efendim.

Sağlıcakla kalın,