n
n
n Sivil, asker ve kaymakam adayı derken bu defa PKK terör örgütü tarihinde ilk kez 12 Ağustos 2012 günü Tunceli-Ovacık arasında yol kesip bir milletvekilini yani CHP Milletvekili Hüseyin Aygün ü kaçırdı... Doğrusu güvenlik birimleri arasında 15 Ağustos alarmının da verildiği bir dönemde bu kadar rahat bir şekilde bir milletvekilinin kaçırılması ister istemez bir soru işareti bırakıyor. Milletvekilini kaçırmak bu kadar kolay mı? Sorusuna takılıp kalıyorsunuz. Öteden beri bilinen bir gerçek var ki Doğu ve Güneydoğu Bölgesi nde özellikle bu mevsimde yollar gerçekten güvenli değil, güvenli olmadığını ise son aylarda gerçekleşen PKK nın saatlere varan yol kesme eylemleri açıkça gösteriyor. Bu durumu görmemek ve bir şey olmaz mantığı ile hareket etmek, istenmeyen olayların yaşanmasına neden oluyor. CHP Milletvekili Hüseyin Aygün ün kaçırılmasına böyle bakmak gerekir. Maalesef ki bu acı bir Türkiye gerçeğidir... Türkiye nin terörle yaşamaya devam ettiğini gösteren bu olay gerçekten kabul edilemez çirkin bir gelişmedir. Hiç kimsenin seyahat özgürlüğünün kısıtlanamayacağı ve yaşam hakkının bu şekilde tehdit edilemeyeceği unutulmamalıdır.Türkiye nin bu olaya tepkisi artarak devam etmektedir.
n
n
n
n Biliyoruz ki PKK nın elinde bir yıldan fazla bir zamandır esir asker ve kaymakam adayı bulunmaktadır. Bu olay sıradan ve normal bir olaymış gibi hem kamuoyu ,hem de bu ülkeyi yönetenler tarafından unutturulurken bakalım bu defa nasıl bir gelişme yaşanacak. Milletvekili ayrıcalığı hükümeti nasıl harekete geçirecek . Milletvekilini kurtarmak için hangi yollar devreye girecek. PKK ile Oslo da görüşenler milletvekilinin serbest bırakılmasında etkili olabilecekler mi? Bunları ilerleyen günlerde göreceğiz. Eğer olay Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar ın twitter da paylaştığı gibi ise bu iş çoktan bitmiş demektir.
n
n
n
n PKK, CHP li Aygün ü misafir etmiş. Muhabbetiniz bol olsun, olsun da millet bu numarayı yemez mesajı gerçekleri anlatıyor mu bilmiyorum. Elbette bu bir değerlendirme .Tepki duyabiliriz ama gerçek buysa vah halimize derim. Açıkçası bunun gerçek olmasına inanasım gelmiyor ve inanmıyorum. Çünkü kaçırılan milletvekilinin PKK ile ilgili yaptığı açıklama ve eleştiriler kamuoyunun hafızasında durmaktadır. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, geçtiğimiz ocak ayında Muhalif Gazete den Safiye Işıklı ya bir röportaj vermişti .İşte o röportajda bakın ne demiş; PKK yı da eleştiren bir noktadan bakmalıyız. Türkiye deki aydınlar uzun süredir, PKK nın kuyruğuna takılmış durumdalar. Eleştiri yapmıyorlar, sadece devlete, hükümete çağrı yapıyorlar. PKK da yapsa, Uludere de Türk savaş uçakları da yapsa, şiddeti her zaman reddetmeliyiz. Çok vicdansız buluyorum, devlet bir şey yaptığında yerden yere vuruyorlar, örgüt, bir sürü kişiyi, sorgusuz sualsiz kurşuna diziyor, tek bir kelam etmiyorlar. Bir sivili öldürmenin gerekçesi olabilir mi? Türk gençleri yönünden bakan da yok, sanki onları bir ana doğurmadı. Şiddete bir girdiniz mi, şiddet sizi mahveder, örgütü de askeri de mahveder. Acaba bu ifadeleri kullanan bir milletvekilini PKK terör örgütü nasıl misafir eder? Bunu da düşünmek gerekir.
n
n
n
n Şüphesiz güçlü bir Türkiye den bahsederken bu kadar sık yol kesmelerin, adam kaçırmaların yaşandığını takip edince elbette çok üzülüyor ve endişe ediyoruz. PKK terör örgütü yağdan kıl çeker gibi yol kesip milletvekilinide kaçırdıktan sonra kimse istihbarattan bahsetmesin. Demek ki yeterli istihbarat alınmıyor ya da alınamıyor. Yaşadığımız ve takip ettiğimiz odur ki, dinleme ve izleme yapılması gereken yerde yapılmıyor.Terör yuvaları, biri bizi gözetliyor evi gibi gözetlenmiyor. Adamlar bir milletvekilini güpegündüz kaçırabildikten sonra bu ülkede hangi sivilin,hangi askerin o yollarda seyahat özgürlüğü ve can güvenliği vardır? Milletvekilini kaçırmak bu kadar kolay olmamalı idi.