Onlar onlarca yıl, hayır yüzlerce yıl savaştılar birbirleriyle hem de en amansız, en acımasız, en vahşi şekilde. Bir hercümerçtir Hristiyan dünyasının tüm orta çağı kaplayan hatta yeniçağa sarkan mezhep çatışması.
Sadece mezhep çatışması değildir Avrupa'yı kana bulayan, etnik çatışmalar da bir o kadar kanlıdır. Bir de sömürge savaşları vardır aynı dine ve hatta aynı mezhebe mensup batılı milletler ve halklar arasında.
Ve Musevilerin tam iki bin yıl sürülmesi, horlanması, soy kırımdan geçirilmesi.
Savaştılar ve barıştılar. 21'inci yüzyılda geleceğe birarada elele ve her geçen gün hızlanarak yürüyorlar. Hayır; sadece dünyada değil uzayda, yeni gezegenlerin, galaksilerin peşinde tahayyülü bile beyni çatlatacak bir azimle yürüyorlar.
Heyhat bugünün dünyasında artık sadece İslam dünyasında kan akıyor. Ve sadece Müslümanlar can veriyor, yurdundan yuvasından oluyor. Ve sadece İslam coğrafyasında sınırlar değişiyor. Yeni sınırlar Müslümanların katlettiği öteki Müslümanların kanıyla çiziliyor. Ne acı bir kader.
Meseleyi kadere havale edip kendi sorumluluklarımızdan kaçabilir miyiz ya da havale edip kaçmalı mıyız? Kendi yanlışlarımızı, yetersizliklerimizi, cehaletimizi ve hatta kimse kusura bakmasın, söylemek zorundayım ve söyleyeceğim, kendi cinayetlerimizin faturasını haşa Cenabı Hakk'a havale etmek gibi bir akıl almaz davranış ne kadar doğru?
'Onlar yapıyor' demek 'ah o masonlar, ah o Siyonistler ve ah o emperyalistler' söyleminin gölgesinde gaflet ve miskinlik uykusunun tadını çıkarmak düne, bugünlere ve yarınlara ihanet değil mi?
Ellerimizi birbirimizin gırtlağından çekip makinenin kolunu yakalamadığımız, parmaklarımızı silahın tetiğinden bilgisayarın tuşlarına taşımakta biraz daha geciktiğimiz takdirde ötekilerle aramızdaki mesafe her geçen gün daha da açılacak ve bir daha kapanamayacak noktaya varacaktır.
Aklımızı hırslarımızın, sevgilerimizi nefretlerimizin, milli ve dini mensubiyetlerimizi parti, mezhep, tarikat ve cemaat bağlılıklarımızın önüne koymak zorundayız. Başka çaremiz yok ya da ben bilmiyorum. Bilen varsa söylesin lütfen…