At izi, it izine
karıştı
deyimi,
yaşananları
özetliyor bence...
Gücü elinde bulunduran
odakların
oluşturmaya
çalıştıkları
algıyla,
topluma
şüphe virüsünü
şırınga edenler;
kafaları
karıştırmakta
öyle mahir ki...
Vali İbrahim Şahin in
Samsun a atandıktan
sonra eşiyle
ilgili iddialar
medyaya düştü...
İddiaya göre, hanımefendi,
Cemaatin ablası idi...
Düne kadar,
bu haberle ilgili
bir yalanlamaya
rastlamadım...
Elbette bu algıdan etkilenmedik
diyemem!..
Vali Şahin in
basın toplantısında,
gazeteci kardeşimiz Haydar Öztürk
o soruyu sormasaydı,
ne yalan söyleyeyim etki devam edecekti...
Vali Şahin,
eşinin yaş itibariyle abla olabileceğini
belirttikten sonra,
paralel yapıyla
mücadele edilmesi gerektiğini
söyledi ve nedenlerini de
off the rekord
yani yazılmaması koşuluyla anlattı...
Vali Şahin e
verilen
söze sadık kalarak,
konuya girmiyorum...
Ancak,
siyasi ya da ekonomik çatışmalar
sonucunda,
iftira boyutundaki
birtakım söylemlerle
insanların nasıl güç durumda
bırakılmaya çalışıldığını
anlatması bakımından
Cemaatin ablası iddiası;
zamanlama açısından ilginçtir...
İbrahim Şahin, TRT Genel Müdürü iken
neden böyle bir haber yapılmadı?..
Vali Şahin, Diyarbakır da
görev yaptığı dönemde
eşinin cemaatin eğitim kurumlarına
katkıda bulunduğunu açıkça
söyledi zaten...
Bu hanımefendiyi
Abla yapıyorsa,
çocuğunu 15 yıl önce
Feza Koleji nde
okutmuş bir veli olarak,
ben de Abi sayılır mıyım?..
Samsun da yüzlerce kaymakam,
belediye başkanı, bürokrat,
siyasetçi, işadamı
ve bilim adamının
çocukları da
bu okullarda öğrenim
gördü...
Kimileri bu okulların
yapımı için devletin
katkısını kimileri de
parasal desteğini verdi...
İsimlerini söylemeye kalkışsam,
memlekette
herkese abi ya da abla
demek gerekir...
İftira boyutundaki
bu iddiaların
üzerine
yasal düzenlemelerle
gidilmedikçe,
atılan çamurların
izi kalacaktır...
Kim hainlik yapmışsa
devlet bunun
hesabını sorsun
ama masum insanlar da
bu tür iftiralardan
korunsun!..
Haydar Öztürk kardeşimiz
o soruyu sormamış
olsaydı, Vali Şahin in eşine
Cemaatin ablası
diye bakacak ve
onu günün
jargonuyla yalnızlaştıracaktık...
Bu davranış, haksızlık
olmayacak mıydı?..