Prof.Dr. Haluk Koç.
CHP Genel Başkan Yardımcısı.
Parti Sözcüsü.
Samsun Milletvekili.
‘Kişisel özgürlüklere devlet kelepçesi takılmak isteniyor’ dedi.
Doğru mu?
Bence doğru.
Bırakın istenmeyi, takıldı bile.
İktidarı eleştirmek suç kabul ediliyor.
Yok etme yoluna başvuruluyor.
Bedel ödetiliyor.
Özellikle bizim meslekte doğruları ortaya koyan.
Eleştiren.
Bilgilendirmeye çalışan cezasız bırakılmıyor.
Bugün ülkemizde medya üçe bölündü.
İktidar yanlısı.
İktidar karşıtı.
Ortada kalmaya çalışanlar.
İktidar yanlısı olanlar yanlışa doğru demekten kaçınmıyor.
Sonradan olmalar.
Karşı çıkanlar ise direnme mücadelesi veriyor.
Mesleğine olan bağlılıklarından.
Ortadakilerin işi biraz daha zor.
Zira, gerçeklerden ayrılmama adına mesleklerini sürdürmeye çalışıyorlar.
Baskıya uğruyorlar.
Direnmekte zorlanıyorlar.
Küçük bir yanlışlık bile, o medyada görev yapanları işinden ediyor.
Bu, ortada olanları ister istemez iktidar karşıtı yapıyor.
Emin Çölaşan, Uğur Dündar, Yılmaz Özdil, Bekir Coşkun’un Sözcü’de buluşmaları, bunun eseri.
Özgürlüklere kelepçe vurulamaz.
Vurmak isteyenler karşı tarafı güçlendirir.
Dolayısıyla kan kaybına uğrar.
Gazetecinin elinden mesleği alınamaz.
Mutlaka yerini bulur.
Okuyucusuyla buluşur.
Hele hele günümüz teknolojisi bırakın kelepçe, pranga vursanız bile sesini kısamazsınız.
Keskin sirke küpüne zarar verir, misali yok etmek isteyenleri yok eder.
Medyaya herkes muhtaç.
Yeter ki o medyanın gerçek sahipleri ile çakmalar ayırt edilebilsin.
Kısacası özgürlüğümüze kimse kelepçe vuramaz.
Vurmak isteyenler, bu sevdadan vazgeçmeli.
Gelecekleri için bu kaçınılmaz olmalı.
Bizden sadece hatırlatması.
