Raylı sistemin faaliyete başlamasıyla
Samsun un doğusundaki yerleşim merkezlerinde
ulaşımda sorunlar yaşanıyor...
Çoğu gazetelere yansıdı zaten...
Ama bu yenisi...
Elektronik posta adresime İnci Karşı Selvi tarafından
gönderilen mektupta,Pelitköy TOKİ de
binlerce kişinin mağdur olduğu belirtilerek,şöyle deniliyor:
Ben 11 senedir Pelitköy TOKİ de oturan ve her gün işe gelip giden bir site sakiniyim. Tek ulaşım aracımız olan 19 numara ile bugüne kadar geliş-gidiş yapıyorduk.Ancak, cumartesi günü apartmanlarımızın kapısına asılan ve otobüslerimizin kaldırıldığı, sabah saatlerinde 3 sefer akşam saatlerinde ise
2 sefer olmak üzere otobüs seferinin olduğu, bunun dışında raylı sisteme mecbur bırakıldığımızı öğrenene kadar.

Pazartesi günü sabah okula ilk başlayan öğrenciler, veliler ve çalışanlar olarak 1 saat 45 dakikada şehre rezilane bir şekilde geldik. Kamuda çalışan tüm site sakinleri dolayısıyla işlerine geç kaldı. Düşünün ki okul servisleri falan da yoktu öğrenciler perişan okulun ilk gününde yorgun vaziyette okullarına gitti.

Akşam deseniz o ayrı bir rezalet kapılarımızda yazan yazıya göre Belediyeevleri nde kalkış saati olarak 17.15 ve 18.15 olarak belirtilen otobüs gelmedi. Gelmediği gibi nerede ise bir otobüs dolusu Pelitköy sakini durakta sinir krizi geçirdik. Hareket merkezinin telefonunu alarak teker teker aradık. Oradaki görevli memur Bizim sorunumuz değil sizin sorununuz diyerek cevap verdi. Sonunda bir otobüs kaldırdık ve normal şartlarda 17.15 te gelmesi gereken otobüs, 1 saat 30 dakika gecikme ile geldi. Evlerimize 19.30 da ulaştık.

Dayattıkları uygulamada da ringlerden neden 1 lira para alıyorlar? Ancak üniversitede bu para alınmıyor. Ayrıca her gün orada bir evden en az iki kişi geliş gidiş yapıyor. Ya öğrencilere ne demeli? Dersanelere gidenlere yazık değil mi?..

Elçiye zeval olmaz!..
Vatandaş haklı...

* * *
Kısırlaştırma...

Dünkü Ya ısırırsa? başlıklı köşe yazımla ilgili olarak
Kemal Öncel ve Talat İnözü nden de bir mektup aldım...
Önemli bir konuya değindiğimi belirterek,
bir de fıkra eklemişler:
Başıboş köpeklerden halk şikayetçiymiş. Hep birlikte toplanıp belediye başkanına çıkmışlar ve
Vallahi sayın başkanım bu itler sürü gibi dolaşir ve bizi ısırır, ne çare varsa yapın demişler...
Başkan da söz verince
belediyeden çıkmışlar. Ertesi sabah uyandıklarında bakmışlar ki etrafta tek köpek yok. Derin bir nefes almışlar...
Ancak, 2 gün sonra bakmışlar ki ortalıkta köpekler cirit atıyor her birinin de kulağında bir küpe…
Toplanıp doğru başkana gitmişler...
Bu köpekler yine ortalığa çıktı, ne edeceğiz yardım edin
diye yakınmışlar.
Başkan gayet sakin bir biçimde, Arkadaşlar, biz onları kısırlaştırdık kulaklarına da küpe taktık korkmayın artık
deyince; kalabalıktan biri atılmış:
Ya başkanım bu köpekler bizi şey etmiyor,
ısırıyor