n İnsanlık aleminin
n
n yüce peygamberi
n
n Hz. Muhammed in (S.A)
n
n doğum haftasının
n
n kutlanacağı
n
n bugünlerde
n
n sözü,
n
n Anıl Ege nin
n
n Peygambere mektup
n
n öyküsüne bırakıyorum...
n
n Anlayana sivrisinek saz!..
n
n * * *
n
n
n
n Selçuk, okul dönüşünde
n
n babası Hacı Şefik in dükkanına
n
n uğrayıp, Kutlu Doğum Haftası nedeniyle
n
n açılan Peygamber Efendimize Mektup
n
n konulu kompozisyon
n
n yarışması için yardım istedi.
n
n Küçük yaşta hafız olan
n
n Hacı Şefik, takva sahibi bir insandı.
n
n 5 vakit namazını aksatmadan
n
n kılan, dürüstlüğü ve yardımseverliğiyle
n
n sevilen bir insandı...
n
n Hacı Şefik, bir süre düşündükten
n
n sonra oğluna Evde birlikte yazarız
n
n dedi.
n
n Selçuk, şaşkınlık içinde
n
n evin yolunu tutarken;
n
n babasının birkaç dakika içinde
n
n özetleyeceği bir konuya
n
n evde yazarız
n
n demesine anlam verememişti.
n
n Hacı Şefik de oğlu gittikten sonra
n
n düşündü. Bütün insanlık aleminin
n
n yol göstericisi
n
n Yüce Peygamberimize
n
n yazacağı mektupta
n
n ne demeliydi?..
n
n İhlas ve samimiyetten
n
n uzaklaşan
n
n bazı Müslümanların
n
n birbirine iftira attığını,
n
n komplolar
n
n düzenlediğini
n
n ve hatta
n
n vahşice
n
n birbirlerini öldürdüklerini
n
n mi anlatmalıydı?..
n
n Müslüman kadınların
n
n camilerde uğradığı
n
n tecavüzler karşısında,
n
n çaresiz ve sessiz
n
n kalınmasının nedenini
n
n çözemediğini mi
n
n yazmalıydı?..
n
n Müslüman ülkelerin çoğunda,
n
n kral ve şeyhler
n
n altın saraylarda
n
n otururken;
n
n halkın sefalet
n
n içinde yaşadığını mı
n
n dile getirmeliydi?..
n
n Müslümanların
n
n parayla imtihanında
n
n sınıfta kaldığını mı
n
n söylemeliydi?..
n
n Beytülmale dokunanların da
n
n artık cenaze namazlarının
n
n kılındığını;
n
n infak, fitre ve zekat
n
n gibi dayanışma ve paylaşma
n
n kavramlarının
n
n doyumsuzlar
n
n yüzünden rafa kalktığını mı
n
n şikayet etmeliydi?..
n
n Lüks düşkünlüğünün
n
n toplumda yarattığı
n
n ahlak erozyonuyla
n
n ortaya çıkan riya, kibir ve ikiyüzlülüğün
n
n cenderesinde,
n
n Allah sevgisiyle
n
n dik durmaya çalışan insanların
n
n başına
n
n gelen sıkıntılardan
n
n mı bahsetmeliydi?..
n
n Adalet duygusunun
n
n yerle yeksan olduğunu
n
n da yazabilir miydi?..
n
n Deveyi dinlendirerek
n
n hayvan hakkını,
n
n işçinin emeğinin karşılığını
n
n alın teri kurumadan
n
n vererek,
n
n emekçinin hakkını;
n
n ağaç kesilmesine
n
n karşı çıkarak
n
n binlerce yıl önce,
n
n çevreciliğin önemini
n
n anlatan
n
n Peygamberimize,
n
n bugün yaşananlara
n
n tanık olmanın mahcubiyeti içinde
n
n ne diyebilirdi?..
n
n Kul hakkı nı soranlara
n
n Hak değirmende denildiğini
n
n nasıl izah edecekti?..
n
n Ya masum çocuklara,
n
n çaresiz kadınlara,
n
n bakıma muhtaç
n
n yaşlılara
n
n yapılan eziyeti...
n
n Komşusu açken, tok yatan bizden değil di...
n
n Ama bu ülkede hala çöpten yiyecek toplayan
n
n insanların bulunduğunu
n
n yazmasa, gerçeği saklamış olmayacak mıydı?..
n
n Hacı Şefik, bu düşünceler içinde
n
n bitkin düşmüştü. Akşam ezanı okunmaya
n
n başladığında,
n
n karmaşık duygular içinden sıyrıldı. Abdesti
n
n vardı. Dükkanının karşısındaki
n
n Yalı Camii nde
n
n namazını kıldı. Çıkışta
n
n arkadaşlarıyla
n
n selamlaştıktan sonra
n
n evin yolunu tuttu.
n
n Hacı Şefik, yine aynı düşünceler
n
n içine saplanmıştı. Evin kapısına
n
n geldiğini komşusu Mehmet Beyin
n
n Hayırlı akşamlar seslenişiyle
n
n fark etmişti.
n
n Kapıyı, Semiha Hanım açtı.
n
n Hacı Şefik, eşikte kendisini karşılayan
n
n hanımına selam vererek doğruca
n
n masada ders çalışan oğlunun yanına gitti. Selçuk, Hadi yazalım dedi babasına...
n
n Hacı Şefik in dudaklarından Özür dilerim, bize hakkını helal et
n
n sözcükleri döküldü. Selçuk, anlamamıştı. Evet dedi Hacı Şefik,
n
n Ona sadece şöyle yaz. Sana layık olamadık. Hakkını bize helal et.
n
n Selçuk, üç cümleden
n
n kompozisyon olamayacağını
n
n babasına söylemedi ama
n
n bu sözlerden yola çıkarak,
n
n sayfalar dolusu
n
n yazabileceğini biliyordu.
n
n * * *
n
n
n
n Bugününüz dünden daha iyi olsun. Sağlıklı ve huzurlu günler dileğiyle...
n
n
n
n
n
n
n
n
n