Bayındır İçerenköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Başar Önal, rahim ağzı kanserinin nedenleri, risk faktörleri, belirtileri ve güncel tarama–tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Rahim ağzı kanseri, rahmin vajina ile birleştiği ve tıbben serviks olarak adlandırılan bölgede hücrelerin düzensiz yapılaşmasıyla ortaya çıkan bir kanser türüdür. Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanserler arasında meme kanserinden sonra ikinci sırada yer alan rahim ağzı kanseri, her yıl Avrupa'da yaklaşık 50 bin, dünyada ise 500 bin kadına tanı konulmasına neden oluyor. Avrupa'da her yıl 25 bin, dünyada ise 250 bin kadın bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor.
Hastalığın özellikle 30–55 yaş aralığında daha sık görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Başar Önal, erken evrelerde genellikle belirti vermediğine dikkat çekti.
İleri Evrelerde Önemli Belirtiler Ortaya Çıkıyor
Rahim ağzı kanserinin ileri evrelerinde bazı uyarıcı belirtiler görülebildiğini vurgulayan Önal, şu semptomlara dikkat çekti:
- Düzensiz vajinal kanamalar
- Cinsel ilişki sonrası kanama
- Menopoz sonrası kanama
- Pelvik ağrı
- Kötü kokulu vajinal akıntı
- İdrar problemleri
- Yorgunluk, halsizlik ve kilo kaybı
Vakaların Yüzde 99'undan HPV Virüsü Sorumlu
Rahim ağzı kanserlerinin yüzde 99,7'sinin İnsan Papilloma Virüsü (HPV) kaynaklı olduğunu belirten Önal, HPV'nin cinsel yolla bulaşan ve 100'den fazla tipi bulunan yaygın bir virüs olduğunu söyledi.
"Özellikle HPV tip 16 ve 18, rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık yüzde 70–80'inden sorumludur" diyen Önal, bazı HPV tiplerinin genital siğillere de yol açabildiğini ifade etti.
Her HPV Tanısı Alan Kadın Kanser Olmaz
HPV enfeksiyonunun çoğu zaman bağışıklık sistemi tarafından 2 yıl içinde kendiliğinden temizlendiğini belirten Op. Dr. Başar Önal, şu grupların daha yüksek risk altında olduğunu vurguladı:
- Sigara kullananlar
- Erken yaşta cinsel hayata başlayanlar
- Çok sayıda cinsel partneri olanlar
- Bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler
- Sağlıksız beslenen ve aşırı kilolu kadınlar
Aile öyküsü ve genetik faktörlerin de riski artırabildiğini ekledi.
HPV Aşısı Yüzde 90 Koruma Sağlıyor
HPV aşısının rahim ağzı kanserine karşı yaklaşık yüzde 90 oranında koruyuculuk sağladığını belirten Önal, "Ülkemizde 9 HPV tipini kapsayan aşı mevcuttur. Aşı, rahim ağzı kanserinin yanı sıra genital siğillere karşı da koruma sağlar" dedi.
HPV aşısının birçok ülkede ulusal aşı programında yer aldığını ifade eden Önal, Türkiye'nin henüz bu programa dahil olmadığını, ancak 9–12 yaş kız ve erkek çocuklara, ayrıca 45 yaşına kadar kadınlara önerildiğini söyledi.
Tarama Testleri Hayat Kurtarıyor
HPV aşısı yapılsa bile tarama testlerinin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Önal, rahim ağzı kanseri taramasında PAP smear ve HPV testlerinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yaşa göre önerilen tarama programları ise şöyle:
- 21 yaş altı: Tarama önerilmez
- 21–25 yaş: 3 yılda bir PAP smear
- 25–29 yaş: 5 yılda bir HPV testi (alternatif)
- 30–65 yaş: 3 yılda bir PAP smear veya 5 yılda bir PAP smear + HPV (co-test)
- 65 yaş sonrası: Özel durumlar dışında tarama sonlandırılır
Tedavi Hastalığın Evresine Göre Planlanıyor
Tarama testlerinde şüpheli bulgular saptanması halinde kolposkopi ve biyopsi işlemlerinin yapıldığını belirten Önal, "Elde edilen patoloji sonuçlarına göre yalnızca takip, LEEP konizasyon ya da hastalığın evresine göre cerrahi ve radyoterapi gibi tedavi seçenekleri planlanır" dedi.
Erken tanının tedavi başarısını belirgin şekilde artırdığını vurgulayan Op. Dr. Başar Önal, tüm kadınlara düzenli jinekolojik kontrollerini aksatmamaları çağrısında bulundu.





