Atatürk'ün 19 Mayıs 1919 tarihinde şehre ayak basmasıyla Türk tarihinde dönüm noktası haline gelen bu lokasyon, bugün hem modern çehresi hem de korunan Samsun tarihi eserleri ile açık hava müzesini andırmaktadır.
Arkeolojik kazıların devam ettiği höyüklerden Osmanlı dönemi camilerine, Cumhuriyet ruhunu yansıtan heykellerden doğal oluşumlara kadar pek çok keşif noktası turistleri beklemektedir. Doğunun bereketli toprakları ile denizin buluştuğu bu sahil kenti, sadece tarih meraklılarını değil, doğa severleri ve sanat tutkunlarını da her mevsim etkileyici atmosferiyle sarmalamaktadır.
Milli Mücadele Ruhu Ve Şehrin Sembol Yapıları
Samsun denildiğinde akla ilk gelen semboller, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı anları simgeleyen yapılar ve anıtlardır. Şehrin kalbinde yer alan Onur Anıtı, Avusturya asıllı heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından tasarlanmış olup, Atatürk'ün şehre gelişini en görkemli haliyle temsil etmektedir.

Milli Mücadele'nin başlangıcını simgeleyen Bandırma Vapuru Müzesi ise içerisinde yer alan bal mumu heykeller ve o dönemden kalan orijinal eşyalarla ziyaretçileri tarihi bir yolculuğa çıkarmaktadır.

Gazi Müzesi olarak bilinen yapı, Atatürk'ün Samsun ziyareti sırasında konakladığı eski Mıntıka Palas Oteli olup, bugün paha biçilemez koleksiyonlara ev sahipliği yapmaktadır. Bu müze içerisinde Milli Mücadele kahramanlarına ait hatıralar ve dönem fotoğrafları sergilenmektedir. Kurtuluş Yolu boyunca yapılacak bir yürüyüş, bağımsızlık ateşinin nasıl parladığını anlamak isteyen gezginler için en anlamlı rotaların başında gelmektedir.

Arkeolojik Zenginlikler Ve Kadim Dönemlere Yolculuk
Samsun tarihi eserleri sadece yakın tarihimizle sınırlı kalmayıp, Tunç Çağı'na kadar uzanan antik kalıntıları da kapsamaktadır. İkiztepe Höyüğü ve Amisos Tepesi'nden çıkarılan kalıntılar, bölgenin çok eski dönemlerden beri önemli bir yerleşim merkezi olduğunu kanıtlamaktadır. Amisos Tepesi'nde yer alan kral mezarları ve Helenistik döneme ait buluntular, şehrin antik geçmişine dair önemli ipuçları sunmaktadır.

Şehrin merkezinde yer alan Samsun Arkeoloji Ve Etnografya Müzesi, mozaiklerden madeni paralara, takılardan heykellere kadar geniş bir yelpazede eser barındırmaktadır. Müzenin en değerli parçalarından biri olan Amisos Hazinesi, antik dönemin zarafetini günümüze taşıyan en nadide örneklerden biri olarak kabul edilmektedir. Tekkeköy Mağaraları ise Paleolitik Çağ'a ait yaşam izleriyle Anadolu'nun en eski yerleşim alanlarından biri olarak tarih meraklılarını cezbetmektedir.

Doğal Güzellikler Ve İnanç Turizmi Durakları
Kentin manevi dokusunu yansıtan Osmanlı mimarisi camiler, Samsun'un siluetine estetik bir değer katmaktadır. Göğceli Camii gibi çivi kullanılmadan inşa edilen tarihi ahşap ibadethaneler, geleneksel Türk mimarisinin mühendislik başarısını gözler önüne sermektedir. Büyük Cami ve Şeyh Sadi Camii gibi yapılar ise hem dini hem de tarihi açıdan şehrin en çok ziyaret edilen noktaları arasında yer almaktadır.

Tarihi gezilerin ardından doğayla baş başa kalmak isteyenler için Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti ve Ladik Gölü muazzam bir çeşitlilik sunmaktadır. Ayvacık bölgesindeki baraj gölü manzarası, bölgenin "Saklı Cennet" olarak anılmasına neden olan huzurlu bir ortam yaratmaktadır. Hem kültürel birikimi hem de doğal çekicilikleri ile Samsun, ziyaretçilerine her adımda farklı bir hikaye anlatmaya devam etmektedir.





