n

n
n Savaş çıkar mı, çıkmaz mı? Bunu elbette benim bilmem mümkün değil. Zaten bir karara varırlarsa, size de bana da sormazlar. Fakat “ille de savaşalım” diyen efrâdı, ben yolcu edeceğim cepheye; söz.Eski bir hikâyedir. Ülkelerden bir ülke işte, başındaki hükümdar da savaşmaya doyamayan biri. Belli ki halk da en başlarda hevesli. Neyse, yıllar süren savaşlardan bıkkınlık gelmiş nihayetinde. O kargaşada, dokuz oğul kaybeden bir babanın da hanımı yine hamile.
n
n
n
n Tellal, tekrar görünmüş köy meydanında; savaşa asker toplanacak… Adam tellala yanaşmış, kulağına eğilip: “Bak” demiş, “hükümdara söyle, benim şeyime güvenip harp ilân etmesin boyuna…”
n
n
n
n Ne çok seviyoruz şaşıyorum. İki ömür yaşasalar, savaşmaktan bıkmayacaklar; yani var böyleleri. Eski acılarını hiç kapatamayan, hastalık derecesinde kişisel tarihlerine bağlı, ülke tarihini de dünya tarihini de hep oradan, hep oradan okuyan…
n
n
n
n Düşürülen uçağın pilotunun babası, tüm sakinliğiyle, savaş istemez bir tavır sergiledi; Allah razı olsun. Eminin, o acılı babanın bu hâli, sözleri, tuhaf gelmiştir savaşseverlere.
n
n
n
n Kendi ülkenin sahip çıkamadığın evlatlarını, sahip çıkamadığın dağlarından indiremiyorsun oysa yıllardır. Çünkü kurşun, kurşun sesini çağırıyor; davetiye çıkarıyor yeni çatışmalara.
n
n
n
n Çünkü ancak bombalanınca anlıyorlar, o karakolların berbat yapılar olduğunu. Yaşamaktan ziyâde, ölmeye ayarlı yetişmiş bizler, ölümcül mekânlar kurup, adına karakol demişiz. Yani durum bu, durumun bu. O, dokuz oğul kaybetmiş babanın dediği de bu işte. Nasılsa daha çok var; ölürse şehit, kalırsa gazi; ola ki terhis olursa, işsiz niyazi…
n
n
n
n Savaşmadan yaşamayı öğretmek lâzım, öğrenmek lâzım. Önce kendi söküğünü dikmek, sonra bakmak lâzım gerisine. Yozgat’ta öğrendiğim bir söz: “Sen önüne bak” . İşine, gücüne bak önce anlamında…
n
n
n
n Kendi ülken –demokrasi anlamında- anca anca yerine oturuyor. Asker yeni yeni giriyor kışlasına, şükür… Taşlar henüz, daha taze yani… Yeni yeni doluyor kasası ülkenin. Dolacak ve sıra altkattakiyle paylaşmaya da gelecek. Göreceğiz o günleri de. Lâkin işte diyorum ya, daha yeni yeni her şey… Az bi’ sâkin…
n
n
n
n “İlle de savaş” diyorsan hâlâ, işte sınır orada; bul bir çakaralmaz yürü git… Fakat aklında bulunsun: Savaş öldürür; tiryâkisi olma o yüzden…
n