Koalisyon işi yattı.
Tek çare erken seçim.
İyi de seçime gitmek kolay iş mi?
Bana sorarsanız çok zor.
Özellikle AK Parti, CHP, MHP ve HDP için.
Seçim kararıyla birlikte çokça kişinin umudu yeşerecek.
Aday olabilmenin arayışları, partilerini zora sokacak.
Mevcut vekiller de aynı liste ile seçime girilmesi şartını koşacak.
Haksız da değiller.
Onların her biri 5 yıl için seçildiler.
Bırak git, denilemez.
Denilirse de tıpış tıpış gitmeleri beklenemez.
Sorun yaratabilirler.
AK Parti, belki diyecek ki; ‘sizi aday biz gösterdik’
Doğru.
MHP’de de aynı durum var.
Ya CHP’liler ‘Bileğimizin hakkı ile geldik’ demez mi?
Bence der.
Bu gerçek ortadayken, seçimde sıkıntı yaşamak istemeyen partiler mevcutlarla seçime girmeyi daha uygun görebilir.
Bizce de doğrusu bu.
AK Parti’de üç dönem nedeniyle son genel seçimde aday gösterilmeyenler ortaya çıkıp aday olmak isteyebilirler.
Suat Kılıç çizik atılanlardan.
Cemal Yılmaz Demir, düşünülmeyenlerden.
Mustafa Demir ve Ahmet Yeni değerlendirilmesi düşünülenlerden.
Buna rağmen Samsun’da yer bulmaları zor.
Başka yerden gösterilebilir.
CHP’de aynı liste kaçınılmaz gibi görünüyor.
MHP de öyle.
Zaten mevcut vekiller Devlet Bahçeli’nin gözdeleri.
O halde tüm partiler mevcutları korumak.
Yerine bir yenisini eklemek için mücadele edecek.
Değişir mi?
Kıl payı ikinci milletvekilliği kazanan MHP erken seçimde risk altında.
Çok iyi çalışmaları gerekir.
Erken seçim nedenlerini çok iyi anlatmaları kazandırır.
Aksine kaybettirir.
Görünen o ki; erken seçim ateşten gömlek.
Kimse çantada görmemeli.
Her bir parti zoru aşmak için çok çalışmak zorunda.
Kısacası becerebilen kazanır.
Bu böyle biline.