n
n n Atalarımız demiş...
n n Etme çoluk çocukla muhabbet küstürürsün...
n n Etme cam kırığıyla taharet, kestirirsin.
n n Hani boşuna da dememiş...
n n Şöyle bakınca çevreye...
n n Aynaya bakmadan...
n n Birtakım koltuklara kurulanları...
n n Ve koltuklarda üretme kabızlığına kapılanları...
n n Ben egolarıyla zıplamaları...
n n Görüp, duyup, farkedip...
n n Bir kez daha takdir etmek gerekiyor ataları!
n n ***
n n Öyle ya...
n n Şemşamer (Ayçekirdeği) mezhepli olmaya görsün insan...
n n Güneşin doğduğu yöne doğru döner durur gün boyu...
n n Ve her gün yeni bir güneş...
n n Yeni bir ilah...
n n Ve kararınca gün...
n n Güneş batıp ay çıkınca...
n n Kısa süreli de olsa buldu zanneder yeni ilahını...
n n Bakar ki ışık zayıf...
n n Gölgesini devleştirmiyor...
n n Yıkar boynunu...
n n Söver bu kez güneşe!
n n Yeni güneş...
n n Doğudan yüzünü gösterene kadar!
n n ***
n n O nedenle muhabbet edecek...
n n Birlikte yürüyecek...
n n Zorluklara karşı birlikte göğüs gerecek...
n n Yol arkadaşı bulmak zordur!
n n Ham meyvanın bağırsağa yaptığı tahribattan daha beterini yapar...
n n Ham arkadaş!
n n ***
n n Yani...
n n Arkadaşının mezhebinin şemşamer olmadığından emin değilsen...
n n Bugün seninle yürürken...
n n Ve önceki güneşlere küfrederken...
n n Yarının küfrünü de hazırladığını bilmelisin!
n n Çünkü her güneşin bir ömrü vardır...
n n Ve erdemin...
n n Her güneşe dönmenin değil...
n n Ahlakın ilkelerinin adı olduğunu düşünmelisin!
n