n

n
n Afganistan konusu da “nereden çıktı” şeklinde bir soru sorulabilir.
n
n Önce, Afganistan’ın çağrıştırdığı çirkinlikten söz edelim:
n
n Afganistan, yerli işbirlikçilerin çağrısıyla Ruslar tarafından işgal edilir. İşgalden sonra Müslümanlar; tek yürek ve tek yumruk olarak Ruslara ve yerli işbirlikçilerine karşı bilinen o destanımsı mücadelelerini verir ve ülkelerini hem yerli işbirlikçilerden ve hem de işgalci emperyalist güçlerden temizler.
n
n Artık sıra, ülke yönetimine gelmiştir.
n
n Müslüman gruplar bin bir güçlükle biraraya gelerek hükümeti oluşturmuşlardır. Ancak, iktidara paralel olarak leş kavgası da başlamıştır. Daha önce omuz omuza verip düşmana çevirdikleri silahlarını bu sefer birbirlerine çevirmeye başlamışlardı.
n
n Konuşmasına besmelesiz ve Salat-ü-selamsız başlamayan o Hikmetyar ve silah arkadaşları yoktu artık. Adeta her şey ve herkes kimyasal değişime uğramıştı.
n
n Sonrası Taliban, daha sonrası ise yine dış güçlerce işgal ve talan…
n
n Aynı Allah’a ve peygambere inanan, aynı kıbleye yönelen, tesbihatları dillerden düşürmeyen bu insanlara ne oldu ki bir anda değişivermiş ve dostluk duyguları birkaç misliyle düşmanlığa dönüşmüştür.
n
n Neden şaşırıyoruz?
n
n Bu kadar İslami hassasiyetleri olan insanlar, birbirlerine silah çeker ya da birbirlerini öldürürler mi?
n
n Dahası var bu işin.
n
n Sıffın Savaşı sonrası olaylarda başta Hz. Ali(r.a) olmak üzere üç kişinin ölümüne fetva veren Haricilerin namaz kılmaktan ve secdeye varmaktan alınlarının nasır bağladığını biliyor muyduk?
n
n Ya da “Kur’a mahluk mu değil mi?” tartışmalarında bunca işkence yapanların ve yaptıranların durumu Haricilerinkinden farklı yanı var mıydı?
n
n Bu işin Türkiye kısmına baktığımızda çok dikkatli olmamızın gereğine inanıyoruz.
n
n Meşrep ve cemaatlerini dinileştiren dini gruplar aralarındaki bakış açılarını İslamileştirmelerinin zorunlu olduğunu düşünüyoruz. İktidarın getirmiş olduğu rahatlığı İslamın ve Müslümanların lehine çevirme mücadelesi yerine, kısa vadeli çıkarlar hesabına yalnız kendilerini algılayıp diğerlerini dışlayanların vebali büyük olur. Türkiye, dini cemaatlerin ve meşreplerin mücadele alanı yapılmamalıdır, olmamalıdır.
n
n Burada dini cemaatlerin liderlerine büyük görevler düşmektedir. Provokatörlere fırsat verilmemelidir. “Hayırda yarışmayı”, bürokrasi ve siyasi rekabete dönüştürmeyelim.
n
n Aksi halde, acısı kıyamet sabahına kadar devam edecek bir azabın muhatabı olmuş oluruz.
n
n DÜZELTME: Dünkü “Kur’an penceresinden Süt kardeşliği ve Sonuçları” başlıklı yazımızda “İslamda süt kardeşliği evlilik engellerinden olup “nesebin getirdiği mahremiyeti (haramlılığı) getirmemektedir” cümlesinde “getirmemek” yerine “getirmektedir” şeklinde olacaktı. Düzeltir, okuyucularımdan özür dilerim.
n
n Selam ve sevgi ile…
n
n
n