Her çocuk doğuran, anne midir?..
Dün iki genç kadın portresi gördük...
Biri, doğurduktan hemen sonra bebeğini
çöpe attı, diğeri de 5.5 aylık doğan yavrusunu yaşatmak için
kendi hayatını hiçe saydı...
Çöpe atılan bebek öldü,diğerinin yaşaması için
herkes elinden geleni yapıyor...
Yoksulluk bahanesine hiç kimse sığınmasın!..
Bebeğini yaşatmak isteyen annenin yardımına koşan devletti...
Ordu dan, Sağlık Bakanlığı nın helikopteriyle Samsun a getirilen
bebek, Çarşamba Havaalanı ndan yine aynı bakanlığın
donanımlı uçağıyla Ankara ya götürüldü...
O çöpe atılan çocuk için de devlet aynı şeyleri yapabilirdi...
Sürmanşette sorduk: Hangisi gerçek anne? diye...
Akli denge bozukluğu yoksa işin içinde,gerçek anne yavrusunu yaşatmak için
hayatını ortaya koyandır...
Yeni doğum yapmış olmasına rağmen
bitap düşmüş haliyle,dualarla bebeğini yolcu ediyordu...
Sadece doğurmak değil mesele...
Nice kadınlar bilirim;anne olmanın yüceliğini
taşımayan...
Nice kadınlar bilirim;doğuramamış ama
annelik vasfıyla anıtlaşan...
Annelik bir yüce duygudur...
Belki Türkçe sözlükte,annenin tanımı doğurmakla ilişkilendiriliyor ama
benim lügatimde öyle değil...
İşte örneği ortada...
Naylon kadınların ruhsuz yapılarıyla
yetiştirilen kızlar anne adayı olursa,olacağı da budur...
Erkekler mi?..
Anlayamadım...
Kim ne derse desin,evin reisi kadındır...
Çocuğun ilk öğretmeni de annedir...
Yaşları benden küçük dahi olsa gerçek
annelerin ellerinden öpüyorum...
Çünkü onlar için ne yapılsa az sayılır...