n

n
n Birçok yerde anekdot olarak anlatılır. Doğruluğu yâ da yanlışlığından çok, hikâyesindeki vurgunun karşılık bulmasıdır. O günkü dünyanın şartlarını da bu karşılığa eklerseniz sanırım birçok meramı ifade eder.
n
n Sovyet devrimin yıldönümü kutlanmaktadır. Kremlin Sarayı nda kalabalık bir resepsiyon; saatler ilerlemiş, içilen votkadan gözler kan çanağına dönmüştür.
n
n Kafalar dumanlı, etraf artık ciddiyeti taşıyamaz halededir. Hava alıp kendine gelmek için dışarıya doğru yönelir Stalin. Doğal olarak da peşinden avanesi...
n
n Derin derin nefesler alıp verir. Etrafını süzüp dikkatini toparlamak için kafasını silkeledikten sonra kalabalığa yönelir ve der ki:
n
n -Yoldaşlar, söyleyin bakalım halkın kayıtsız şartsız itaat etmesi için ne yapmalı, nasıl davranmalıdır?
n
n Kimi devrimin halka iyice anlatılmasından, kimi adaletten, kimi sürgünden, sehpadan, hapisten söz eder...
n
n Çeneden yukarı diktiği kafasını alaycı gülümsemesiyle tamamlar ve konuşmasına kaldığı yerden devam eder:
n
n -Acele etmeyin az sonra size göstereceğim.
n
n Hemen yakınındakine döner;
n
n -Çabuk bana bir tavuk biraz da yeminden getirin...
n
n Aceleyle bir tavuk, biraz da yeminden kapıp getirirler.
n
n O sırada içeriye geçmiş Stalin ve gelen tavuğu adamlarının gözleri önünde başlar canlı canlı yolmaya. Bütün tüylerini yolup cascavlak hale gelince de salonun ortasına salıverir.
n
n -Şimdi izleyin bakalım nereye gidecek bu şaşkın tavuk... Der.
n
n Salona salınan tavuk kaçıp kurtulayım diye kapıdan dışarı çıkar ama soğuktan üşüyünce gerisin geri içeri gelir.
n
n Masaların altında gezer ama masa örtüleri canını yakar.
n
n Koştukça koşar teleksiz, tüysüz kanatları yara bere içinde kalır. Şömineye
n
n yaklaşır tüysüz derisi sıcağa dayanamaz.
n
n Çaresiz, tüylerini yolan Stalin in bacakları arasına saklanıp, sığınır...
n
n Stalin, gelen yemi alır ve yolunmuş tavuğun önüne tane tane atıverir.
n
n Yemlenen tavuk, Stalin nereye yönelirse peşinden koşuverir…
n
n Uygar dünyayı düşündüğümde hele bir de ona mukabil uzak yakın orta doğuyu...
n
n Irak ’ı …
n
n Libya’yı …
n
n Afganistan’ı, Pakistan’ı, Fas’ı Tunus’u Cezayir’i…
n
n Suud’u, Ürdün’ü, Mısır’ı …
n
n Kuveyt’i …
n
n Afrika’yı...
n
n Petrolünü, altınını gümüşünü borunu boraksını, elmasını incisini, bedenini devesini filini dilini dişini neyi varsa sömürttüğü ülkeler karşısında nasıl bir tavır içindedir?
n
n Tüyleri yonuldukça yonana yanaşık! Yonana sığınık! Yonandan medet umar. Değil mi?
n
n Hala sömürge sever uygar dünyanın refleks ve referanslarına tabi…
n
n Hala kardeş kanına aç
n
n Hala iç ihanete meyilli!
n
n Celladına âşık hal bulmuş ahvaline bir cevabıdır anekdot.
n
n Farkın, hukukun üstünlük seviyesiyle alakalı olduğu apaçıktır.
n
n Hukuku diler, hukuku umarsan insanca; gücü diler, güçten korkarak insana, insafa ve tercihe bırakırsan yalnız ve tedirgin bir halde başkaca dilden eğilip yâ da doğruluyorsun.
n
n Hukuk, özgüvendir.
n
n Aydın hukukla ışık tutacak, hukuk adaletle hem bugüne hem geleceğe…
n
n Gayrısı laf-ü güzaftır.
n
n Evrensel ölçü neyse, insan ne kadar daha kıymetli ve değerli hale geliyorsa uygarlık oradadır. Yarınlar da…
n
n Sağlıcakla kalın.
n