n

n
n Gene yağmur yağdı ve kent bir kere daha suya gitti. Makyajın boyası bir yağmurluk, akıyor ve altından “Karadeniz’in İstanbul’u” diye pazarlanan kentin tüm yetersizlikleri ortaya çıkıyor.Bir ay önce yağmur doğudan vurmuştu, bu sefer batıdan geldi. Ve şehrin doğusunun da batısından farklı olmadığını gösterdi. Gerçi batıda gecekondu yoktu, sanayi yoktu, ölen olmamıştı ama batıda en az doğu kadar altyapı yetersizliğiyle maluldü. Bilinen gerçek bir kere daha ve bu sefer bütün çıplaklığı ile ortaya çıktı.CHP Samsun Milletvekili İhsan Kalkavan çok değil daha on gün kadar önce uyarmıştı ilgilileri de bazıları müneccim mi diye sormuştu inceden bir istihza ile. Müneccim olmak gerekmiyormuş geliyorum diyen felaketi görmek için, ilgili olmak ve biraz sorumluluk duymak yetiyormuş.
n
n
n
n Önceki afette çok suçlu aradık, hepimiz biraz baktığımız yere biraz da yanına durduğumuz ilgili-ilgisiz sorumlu sorumsuza göre suçlular ilan ettik. DSİ’den başlayıp SASKİ’den çıktık. Kimimiz idam fermanını Yusuf Ziya Yılmaz’ın kimimiz de Osman Genç’in göğsüne iliştirdik kendi kurduğumuz darağaçlarının altında. Kimimiz AFAD’a çaktık kimimiz TOKİ’ye. Ama hiçbirimizin aklına Karayolları’nın bu işteki vebalini araştırmak ve sorgulamak gelmedi. Geldiyse de ben görmedim; aklına gelenler cehaletimizi affedeler.
n
n
n
n Atakent’te Alanlı Sapağı’nda, Alanlı Deresi’ne yakın bir yerde oturuyorum. Alanlı Deresi taştı ve Samsun-Sinop Karayolu nun güneyini su bastı. Dere epey önce hem de oldukça iyi bir şekilde ıslah edilmişti, taşmaması lazımdı ama taştı.“Islah edilen dere nasıl taşar?” diye sorduğunuzu hisseder gibiyim. Taşar, eğer birileri gelir o derenin üzerine adeta selin akışını engellesin der gibi bir set inşa ederse, o dere taşar. Dere on metre genişliğinde beş altı metre derinliğinde beton duvarlarla tahkim edilmiş. Değil dünkü selle onun iki, üç hatta dört misli bir suyla taşması olası değil. Ama derenin üzerinde Devlet Karayolları bir köprü yapmış, köprünün altına suların akması için bir iki metre ebadında üç tane büz koymuş. Hepsi o. Koca kanalın ağzında küçük üç büz. Gelen suyu aşağıya aktarması imkansız. Köprü tıkanıyor, sular geri basıyor, kabarıyor, sağa sola taşıyor ve karayolunun üzerini aşarak sahil tarafına geçiyor. Bütün mesele bu.
n
n
n
n Bunun bir örneği de Canik İlçesi’nde var. Dört kişinin can verdiği TOKİ konutlarının hemen yanında Yılanlıdere üzerindeki çevre yolu köprüsü de aynı şekilde. Orada da olması gerekenden çok dar ve küçük köprünün tıkanması ve yükselen suların yol açtığı felaket söz konusu.Samsun’un özellikle de Atakum İlçesi’nin Mert Irmağı’ndan Taflan’a hatta 19 Mayıs İlçesi’ne kadar olan bölgenin bir an önce titizlikle gözden geçirilmesi ve yolun üst tarafında biriken suların denize tahliyesi için gerekli tedbirlerin alınması lazım. Aksi halde her fazla yağmur yeni zararlara ve Allah korusun başka acılara yol açar. Artık makyajla teselli bulmayı ve hele de övünmeyi bir kenara bırakarak gerçek sorunlarımızla yüzleşmeli ve yaraya akılla ve cesaretle neşter vurmalıyız.
n