n
n n Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Ahıska’ya gittiğinde bölgede gül bağları, taş bir kale, kale içinde bin tane ev, eski cami, han, hamam ve oldukça meşhur büyük bir medresenin bulunduğunu yazar. Sovyet Rusya’sının adeta viran hale getirdiği bu ecdad yadigârı topraklarda artık ne gül kokan bağlar ne de o abidelerden bir eser kalmıştır. Kale restore edilmiş gerisi virane.
n n 642 yılında Hz. Osman döneminde Müslümanların yönetimine, 1068 yılında Selçuklular, 1268’de kısa süren Moğol hâkimiyetinden sonra, kendi halkından olan Derebeyleri yönetiminde, yarı bağımsız olarak; İlhanlı, Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletlerine bağlı olarak kalan Ahıska, 1578 yılında Sultan 3. Murat Han zamanında Osmanlı Devleti nin yönetimine geçti. Eyalet merkezi hâline getirildi. 1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalanan Edirne Anlaşması’yla Ruslara terk edildi. Terk ediş o terk ediştir ve dahi emsalsiz acıların, çilelerin, zulmün ve sahipsiz bir BÜYÜK SOYKIRIMIN başlangıcıdır.
n n Ahıskalılar, 1853-1856 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Çarlık Rusya’sı tarafından baskı ve işkenceye tabi tutuldular. Pek çoğu Ardahan’a, Kars’a, Erzurum’a ve Karadeniz’e kaçmak zorunda kaldı. 1918 Mondros Mütarekesi ile kısa bir süre Millî Şûra Hükûmeti yönetiminde bağımsız olduysa da kısa sürede yok olup gitti.
n n Dünya tarihinde Mesket Türkleri olarak anılan Ahıskalıların anayurtları bugün Gürcistan sınırları içerisindedir. Ardahan ın merkezine 48, Posof İlçesi ne de 12 kilometre uzaklıkta.
n n Burada yaşayan Müslüman Türkler; SSCB’nin dağılmasından sonra bugün Gürcistan sınırları içinde kalan Ahıska’da yaşadıkları için Ahıskalı Türkler olarak anılmaktadır.
n n Osmanlı’nın Ahıska’yı fethinden sonra, oradaki Müslüman Türk nüfusunu artırmak için Anadolu’nun bağrından Konya, Yozgat, Tokat gibi bölgelerden seçilmiş aileler, Ahıska’ya yerleştirildi. 1578-1828 yılları arasında tam 250 sene Osmanlı hâkimiyetinde kalan Ahıska ve bölgesi, 28 Ağustos 1828’de Rusların işgaline uğradı.
n n “Ahıska bir gül idi gitti
n n Bir ehl-i dîl idi gitti,
n n Söyleyin Sultan Mahmud’a
n n İstanbul kilidi gitti.” Çıldırlı Âşık Şenlik
n n
n n 1828-29 Osmanlı -Rus savaşında cephede erkekler ile omuz omuza çarpışan Ahıska Türkü kadın ve genç kızlar, bellerinde taşıdıkları içleri gaz yağı dolu mataraları başlarından aşağı dökerek vücutlarını ateşe vermiş, Rus askerlerine teslim olup tecavüze uğramaktansa cayır cayır yanmayı tercih etmişlerdir.
n n Bu saldırıda Ruslar önce Kars’ı peşi sıra Ardahan ve Ahıska’yı işgal ederek yakıp yıktılar. Sağ kalanları ise, yaşlı, çoluk çocuk demeden katlettiler.
n n Yetmedi 1944 yılında Stalin tarafından iki saat içinde tren vagonlarına doldurularak, gidecekleri yere kadar aşağı dahi inmemek koşulu ile kapalı tren vagonlarında Ortaasya ya sürülerek Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan’a yerleştirildi. Bu sürgünün, Stalin in Karadeniz kıyılarını Türklerden temizleme operasyonunun bir parçası olduğu Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra açıklanan arşivlerde ortaya çıktı. Aynı kaderi paylaşan Kırım Tatarları ve Ahıska Türklerinin bu hazin sürgününde binlercesi yolda öldü.
n n “Bu fakir ad eder, kanlı yaş döker
n n Tezden çare kıla bir Şah-ı Hunkar
n n Esirdir Ahıska, boynunu büker,
n n Nice diyem; bahtın kara yazılmış” Posoflu Âşık Üzeyir
n n Merhum Osman KURDOĞLU o sürgünü şöyle anlatır: “Semerkant’a kadar kış ortasında 27 gün trenle yol aldık. Hayvan vagonundaydık. Bizlere hiçbir yiyecek vermediler. Açlıktan ot bile yedik. Yola dayanamayan 3 yaşındaki Yusuf isimli küçük kardeşim, annemin kucağında öldü. Ölen kardeşimin cesedini annem trende bulunan eski bir bezin altında sakladı. Bunu fark eden Rus askeri hareket halindeki trenden kardeşimin cesedini süngüye takarak dışarı attı. . Annemin hıçkıra hıçkıra ağlarken kendinden geçerek bayıldı. Semerkant’a vardığımızda hepimizi trenden aşağıya attılar...”
n n Ahıska Türkleri bugün, Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinde Ermenistan hariç, başta Rusya olmak üzere, 4 bin 262 köy ve kasabada vatan hasretiyle, yine itilip kakılarak, yine hor görülerek ama köklerinden, imanlarından, taviz vermeden hayat mücadelesi veriyor. Anayurtlarına geri dönmelerine izin verilmiyor!
n n Bugün yeryüzünde yaşayan 4 binden fazla millet, halk, etnik grup arasında sadece Ahıska Türkleri vatanlarından uzak yaşamakta. Kendileriyle aynı kaderi paylaşan Kırım Türkleri, Çeçenler ve diğer milletler vatanlarına kavuşurken, Ahıskalılar 70 yıldır vatan hasretiyle yanıp kavruluyor. İnsan haklarının yılmaz savunucuları, dünya devletleri, sivil toplum örgütleri bir gün bu acı gerçeğin farkına varacak mıdır?
n