Şehrin tarihi M.Ö. 4000 yıllarına kadar uzanıyor. Hititlerden Perslere, Romalılardan Selçuklulara kadar pek çok medeniyet bu topraklarda hüküm sürdü ve her biri kente kendi dilinden bir iz bıraktı.
Hakmiş: En Eski Ad
Hitit belgelerine göre Amasya'nın bilinen en eski adı Hakmiş'tir (Khakm(p)is). Bu ismin Perslerin bölgeyi fethettiği döneme kadar kullanıldığı düşünülüyor.
Hitit kayıtlarında geçen bu isim, şehrin Anadolu'daki köklü yerleşim geçmişinin en somut kanıtı sayılıyor.
Amasseia: Ana Tanrıça'nın Şehri
Perslerin ardından bölgede kurulan Mitridates (Pontus) Krallığı döneminde şehir Amasseia adını aldı. M.Ö. 2. yüzyıldan itibaren basılan şehir sikkelerinde AMASSEİA ibaresi açıkça görülüyor.
Ünlü coğrafyacı Strabon da doğduğu şehri Amaseia olarak adlandırmıştır.
Kelimenin kökü ilgi çekici: "Ana Tanrıça" anlamına gelen Ama ya da Mâ'dan türüyor. Yani Amaseia, "Ana Tanrıça Mâ'nın şehri" demek.
Roma ve Bizans Döneminde Amasia
Roma döneminde isim çok az değişti. Sikkelerde AMACIAC (Amasia) olarak geçiyor. İmparator Septimius Severus ve Caracalla dönemine ait Amasya sikkelerinde bu yazı açıkça okunuyor.
Bizans döneminde de Amasia adı herhangi bir değişikliğe uğramadan korundu.
Amasiyye ve Şehr-i Haraşna: Türk Dönemi
Şehrin adı ilk kez Danişmendliler döneminde farklılaşmaya başladı. Bazı kaynaklarda Amasiyye, bazılarında ise Şehr-i Haraşna olarak geçiyor.
Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde ise Amasya adı herhangi bir değişiklik olmaksızın kullanılmaya devam etti.
Osmanlı'da Şehzadeler Şehri
Amasya, Osmanlı döneminde "Şehzadeler Şehri" unvanıyla anılır oldu. Pek çok Osmanlı şehzadesinin sancakbeyliği yaptığı bu şehir, imparatorluk tarihinde ayrı bir yere sahip.
12 Haziran 1919'da Mustafa Kemal'in Amasya'ya gelmesiyle Milli Mücadele'nin ilk köşe taşlarından biri de burada atıldı.
Amasya'nın Eski Adları: Özet
- Hakmiş — Hitit dönemi
- Amasseia — Pontus/Mitridates Krallığı dönemi
- Amasia — Roma ve Bizans dönemi
- Amasiyye / Şehr-i Haraşna — Danişmendliler dönemi
- Amasya — Selçuklu'dan günümüze





