Dün, Çok şey istemiyorlar aslında...Sadece belirli gün ve haftalarda hatırlanmak zorlarına gidiyor haklı olarak...
diye yazmıştım, yanılmışım...
Dün Asri Mezarlık ta bulunan
Şehitlik te düzenlenen
tören öncesinde,Atakum Belediye Başkanı Metin Burma ve OMÜ Rektör Yardımcısı
Prof. Dr. Ferşat Kolbakır la
sohbet ederken,yanımıza orta yaşlı bir kadınla,
bir genç kız yaklaştı...
Şehit anasıyım. Bu da kızım diye
söze başladı. Gözleri dolu doluydu...
Ben kanser hastasıyım. Eşim de sizlere ömür. Bir oğlumu da şehit verdim. Bir oğlum var onu da şehit kardeşi diye askere almadılar. Onu birçok kursa gönderip, belge aldırdım. İşsizlik yüzünden
zor durumda. Evlenip yuva kuramıyor. Belki ben de onun da mürüvvetini göremeyeceğim derken, ağlıyordu...
Atakum Belediye Başkanı Metin Burma,
onlara randevu verdi, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ferşat Kolbakır da ulaşabileceği bilgileri aldı...
Yüreğimiz parçalanmıştı...
İşsizliğin ulaştığı noktayı konuştuk...
Bu ülkenin en büyük sorunu işsizlikti...
Özelleştirmelerle büyük patron olmaktan vazgeçmeye başlayan devlet,
işsizlik sorununu çözmek için
bazı önlemler alsa da
bu yeterli değil...
İstihdam yükü özel sektörün sırtında...
Onun da durumu belli...
Bir önerim var...
Bu devlet, belli sayıda
işçi çalıştıran özel sektör işletmelerinde
eski hükümlüler için kadro zorunluluğu koydu. Aynı şeyi
şehit kardeşleri için yapamaz mı?..
Dün o annenin ıstırabını
duyduğumda,Çok şey istemiyorlar aslında... Sadece belirli gün ve haftalarda
hatırlanmak zorlarına gidiyor haklı olarak...
diye yazmış olmanın
yanılgısını aynı gün yaşadım...
Hatırlanmak da yetmiyor...
Sönen ocakları yeniden tüttürmek
lazım...
Belki o zaman acılar hafifleyebilir...