n

n
n Bizden başka herkesin anladığı fakat, bizim anlamakta sıkıntı çektiğimiz Mevlana, ömrünün son demlerinde Çelebi Hüsameddin’e şunları yazıyordu:
n
n “Şu benden bineği illetlerle dopdolu. Kimi hastadır, kimi sağ.
n
n Kimi kaplan kesilir, kimi aksak merkep. Gönül dileğince hiç mi hiç rehvan yürümez. Kimi seke- seke gider, kimi düşe- kalka. Kimi yürür- varır, kimi sınar- döner. Ne ölüyor, ne sağ- esen oluyor.”
n
n Artık Mevlana sevgilisine gitme hazırlığındadır.
n
n Takvimler 672 (( 1273) yılını göstermektedir.
n
n Aylardan Cumadelahıra,5( 17 Aralık ayı).
n
n Günlerden pazar .
n
n Bir gün önce şifa dileyenin temennisine kızmıştır. O, Sultan ına kavuşma heyecanı ile yanmaktadır.
n
n Ve nihayet kavuşmuştur sevgilisine Mevlana.
n
n Hristiyanı, Yahudisi ve Müslümanı seferber olmuştur Mevlana’nın düğünü için.
n
n Gayrimüslimler bir ara bu düğün merasiminden uzaklaştırılmak istenmiştir. Onlar, “ Mevlana ekmeğe benzer, ekmekten kaçan aç var mı” cevaplarıyla feryat etti.
n
n Mevlana, musalla taşı üzerindedir.
n
n Sadreddin Kunovi namazını kıldırmaya çağrılıyor. Mevlana’nın manevi huzurunda namazın ilk tekbirini alıyor ve hıçkırıklarla yere yığılıyor. Yerine Kadı Siraceddin geçiyor ve namazı tamamlıyor.
n
n Namazdan sonra Mevlana, babası Sultan-ül Ulema’nın ön tarafında açılan mezarına indiriliyor.
n
n Arkasından Çelebi Hüsameddin ise Mevlana’nın şu beytini okuyordu:
n
n “Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde arama,
n
n Ariflerin gönüllerindedir mezarımız bizim.”
n
n Ve güneşin ışıklarının aydınlatmak için belki bir daha bulamayacağı bir aşık…
n
n Gönül ister ki, 17 Aralık aşıkların bayramı olsun.
n
n İnsanlar Allah’ı, Peygamberi ve Allah dostlarını ne kadar sevdiklerini senede bir defa da olsa bugün test etsinler. Alimlerimiz bu test sorularını ortaya koysunlar. Bugün bir sevgi yarışması olsun. Yılda bir gün de olsa insanlığımızı test etme imkanı bulmuş olalım…
n
n Selam ve sevgi ile…
n
n
n