Adamlık üzerine
çok şeyler yazılmıştır...
Ancak Necip Fazıl ın
yazdığı,
adamlığı
en iyi anlatandır:
Adamlık, cinsiyet meselesi değil,
şahsiyet meselesidir
O yüzden her türlü düzenbazlıkla
uğraşan
birtakım kişilerin,
adamlıktan dem vurmalarına
gülüp geçiyorum...
Ve bugünkü
Düşman adlı öykümü, toplumda
başları dik gezen
adam gibi adamlara
ithaf ediyorum...
* * *
O gün yine
sinirli olan
Hasta Bahri
tüm hırsını
çalışanlardan
almıştı.
İnşaat işleriyle
uğraşan
Hasta Bahri,
bir evi üç-beş kişiye
satmak, kaçak elektrik kullanmak
evrakta sahtecilik
ve iftira atmaktan
hapis yatmış biriydi.
En büyük düşmanı,
meslektaşı ve aynı zamanda
köylüsü olan
Mert Bey di. Onu yese
doyamıyordu.
Mert Bey, namuslu biriydi. Arsasını
kat karşılığı aldığı
insanlara taahhüdünü eksiksiz yerine
getiren bir insandı. O yüzden de
insanlar ona güven duyuyordu.
Hasta Bahri, bütün düzeninin
Mert Bey den sonra bozulduğunu
biliyordu. Çünkü, Mert Bey, inşaatçılığa başladığında;
Hasta Bahri nin foyası ortaya çıkmıştı. Mert Bey,
işini düzgün yapan biri olarak,
sevilmişti.
Mert Bey, Hasta Bahri yi
muhatap bile kabul etmez,
yolda görse selam
vermezdi. Çünkü,
Hasta Bahri; Mert Bey i iftiralarla
SGK ya ve Vergi Dairesi ne
şikayet etmişti.
Hasta Bahri nin,
o gün bağırıp çağırmasının nedeni ise
5 yıldır bitiremediği inşaatın
hemen yanı başındaki arsanın
Mert Bey e kat karşılığı verilmesiydi.
Gözü o arsadaydı. Mülk sahiplerini
tehdit bile etmişti. Büyük vurgun
yapacaktı.
O arsanın Mert Bey e
verilmesi, öfkesini artırdı. Çünkü,
Mert Bey, ondan yıllar sonra
başladığı inşaatı,
ondan daha erken bitirecek ve böylelikle
bir kere daha vatandaşı kandırdığı anlaşılacaktı.
Mert Bey, kısa sürede şantiyeyi kurdu. Her sabah
erken saatlerde de
inşaata geldi. Hasta Bahri,
Mert Bey i orada gördükçe çıldırıyordu. Yanında
çalışanlara bağırıp küfür ediyordu. Aslında o sözleri
Mert Bey içindi. Mert Bey,
Hasta Bahri yi duymuyordu bile...
Günler geçerken, Mert Bey in inşaatı yükseliyor,
Hasta Bahri nin öfkesi daha da artıyordu. Bağırıp çağırıp, etrafa küfürler savuruyordu.
Bu durum, Mert Bey in çalışanlarını rahatsız eder boyuta
gelmişti. Kalfa Mehmet, Mert Bey in
şantiyedeki odasına girdi. Utana sıkıla
Sizinle bir şey konuşmak istiyorum
dedi. Mert Bey, Aksi bir şey mi var?
diye sordu. Yok dedi. Şu Hasta Bahri, canımızı sıkıyor. İşçileri zor tutuyorum
Mert Bey güldü: Deli misiniz oğlum
dedi. Kahkahası dışarıdan duyuluyordu. İşçiler de şaşırmıştı.
Hasta Bahri yi iyi tanıdığını, Hasta lakabının
dengesizliğinden ötürü takıldığını ve adamlıkla
zerre kadar alakasının bulunmadığını söyledi. Yalan söyleyen, iftira atan
ve para için yapmayacağı şerefsizlik kalmayan
biriyle muhatap olmanın
kendilerine bir şey kazandırmayacağını,
aksine
kendilerini küçülteceğini söylediğinde;
Kalfa Mehmet, Mert Bey in suskunluğunun nedenini anlamıştı. Mert Bey,
Bak Mehmet dedi ve Aşık Veysel in
şu sözlerini hatırlattı:
Adam olmayana düşman bile olmam ben
* * *
Bugününüz dünden daha iyi olsun. Sağlıklı ve huzurlu günler dileğiyle...