“Ermeni soykırımı” iddiaları, artık iç politikanın konuları arasında yer almaya başlamıştır.
Bunun iki önemli nedeni vardır:
Birincisi, yetişen neslimize tarihimizi doğru öğretemeyişimiz,
İkicisi ise, milli bir davanın iktidar- çıkar ilişkilerine alet edilmesidir.
Her iki durumda kaybeden yine bizler(milletimiz) olmaktayız.
Milletimiz tarafından millet-sadıka olarak nitelendirilen Ermenilere devlet yönetiminde bakanlık dahil içte ve dışta her türlü görev verilmiş, yüz yıllar boyu dinlerine ve eğitimlerine karışılmamış, aksine güvence altına alınmıştır.
En zayıf zamanımızda iç ve dış düşmanlarımızla birleşen Ermeniler, Rusya’nın ve Avrupa devletlerinin yardımlarıyla yurt içinde ve dışında kurmuş oldukları örgütlerle isyanları organize etti hatta Müslümanların Halifesi Osmanlı padişahına suikast düzenledi.
Osmanlı düşmanlığını çocuklarının ninnisi yaptılar. Birinci Dünya Savaşı sırasında işgalci güçlere yardım ve yataklık yaparak onların üniformalarıyla katliamlar yaptılar. Kadınlarımızın ırzına geçtiler. Anne karnındaki çocukları süngülerinde gezdirdiler. Çocukları öldürüp anne-babalarına yedirdiler. Camileri yıktılar, yaktılar, havaya uçurdular, ahır yaptılar. Müslüman halkı camilere doldurup yaktılar. Kadınlara tecavüz ettikten sonra onları bir müddet çıplak gezdirip sonra da yaktılar.
Tuttukları kadınlara zorla din değiştirttiler. Ezanları yasakladılar. Din görevlilerine hakaret ve küfürler yaptılar. Doğmuş çocukları yukarıya attılar, aşağı inerken süngüye taktılar. Kadınları duvara çiviledikten sonra kalbini oyup başının üzerine koydular.
Tecavüz etmeyecekleri sözünü verip kadınlardan bütün çeyizlerini aldılar, ondan sonra da tecavüz ettiler. Kadınların vücutlarının muhtelif yerlerini doğradılar. Kadınların yanaklarını ısırıp kopardılar. İnsanların ellerini, kollarını keserek canlı ateşe attılar. İnsanların gözlerini süngü ile çıkardılar, açtıkları kuyuların başında hayvan boğazlar gibi boğazlayarak kuyulara doldurdular.
İnsanların diri diri beyinlerini akıttılar, başlarını ezerek öldürdüler. Köylülerin ekin ve meyve bahçelerini yaktılar, yıktılar. Dipçiklerle insanların bellerini kırarak ölüme terk ettiler ve öldürdüler.
Erkeklerin cinsel organlarını kesip dirisinin ve ölüsünün ağzına koydular.
Ve daha niceler, niceler…
Yaşayan Ermeniler! Sizde azıcık bir insanlık varsa dedelerinizin işlediği bu cinayetlerden ve çirkinliklerden dolayı önce bu çirkinliklerin uygulandığı insanların torunlarından özür dileyiniz.
Sizden bu erdemliliği bekleme hakkımızın olduğunu düşünüyoruz. Bin yıllık komşuluğumuza yakışan budur. Biz sizden kısas ve diyet istemiyoruz. Bu işi başlatan sizin dedelerinizdir. Bizimki ise nefsi müdafaadır.
Barışın ilk adımını attık, sıra sizde. Öyle ise buyurunuz…