2013 Yılı Mart ayında ULUSLARARASI Rekabet Araştırmaları Kurulu nun (URAK) Türkiye de İller arası Rekabetçilik Endeksi çalışmasını açıklamıştı.
Beşeri sermaye ve yaşam kalitesi, markalaşma becerisi ve yenilikçilik, ticaret becerisi ve üretim potansiyeli ile erişebilirlilik alanlarının tamamında İstanbul’un birinci çıktığı araştırmada 4 alt değişken ve 40 değişkenle iller arası rekabetçilik endeksi hesaplanmıştı. Tüm kriterlerin ortalaması olan Genel Endekse göre ilk 15 te İstanbul u sırasıyla Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa, Adana, Tekirdağ, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Antalya, Konya, Samsun, Mersin ve Kayseri takip ediyordu.
İstanbul Üniversitesi (İÜ) İktisat Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Murat Şeker, Yrd. Doç. Dr. Arif Saldanlı ve Araştırma Görevlisi Hakan Bektaş geçen hafta, hazırladıkları İller Arası Rekabet Endeksi 2013-2014 raporunu kamuoyuyla paylaştılar.
81 İl düzeyinde demografik yapıdan eğitime, sağlıktan sosyal yaşama, ekonomik ve sektörel yapıdan altyapı ve ulaşıma, inovasyondan girişimciliğe toplam 276 farklı değişken derlenerek iller arası rekabet endeksi oluşturulduğu ayrıca 15 alt endeks yapılarak illerin farklı alanlardaki rekabet gücü hesaplandığı rapora göre;
Yorgun devler; İstanbul, Ankara, İzmir.
Güçlü iller; Kocaeli, Antalya, Bursa, Eskişehir, Konya, Adana.
Rekabetçi iller; Muğla, Kayseri, Balıkesir, Tekirdağ, Trabzon, Samsun, Mersin.
Potansiyel gücü olan iller; Gaziantep, Aydın, Çanakkale, Manisa, Denizli, Edirne, Sakarya, Yalova, Isparta olarak sınıflandırılmış.
Raporda İstanbul, Ankara ve İzmir Türkiye nin en rekabetçi illeri ve diğer illerin bu illerle arasındaki fark kapanamayacak noktada bulunduğu fakat bu iller sanayileşmenin getirdiği yük, çalışma hayatının yoğunluğu, turizm sektörünün aktif yaşanması, ticari kültürel ve sosyal alanda faaliyet göstermesi nedeniyle çok göç aldığı, bunlara altyapı ve ulaşım sorunları da eklendiğinde genel olarak bir kentleşme sorunuyla karşılaşıldığı dolayısıyla bu iller en rekabetçi, dev iller ama kentsel düzeyde sorunların yaşandığı ve bu sorunların kısa zamanda da çözüme kavuşturulamayacağına vurgu yapılıyor. Güçlü iller sınıfındaki illerin tarım, sanayi, turizm gibi sektörel olarak ön plana çıktığı, rekabetçi illerde ise cazibe ve çekim merkezi farkı ve güçlü illerle rekabet edebilecek düzeye gelebilecek iller olduğu ifade ediliyor raporda. Potansiyel gücü olan iller sınıfında ise gelecek vadeden, sanayileşmesi, atılımları ve hızlı ivme ile ekonomik ve sosyal alanda rekabet gücü potansiyeline atıfta bulunuluyor.
Raporun tamamı yayınlanmadığından sadece ajanslar üzerinden aktarılan veriler üzerinden değerlendirebiliyorum. Ancak 2013 yılında yayınlanan rapora göre Samsun’un rekabetçi iller sıralamasında ilk 15 içerisinde yer aldığını söyleyebiliriz.
İlimizin güçlü iller arasına girebilmesi için ulaşıma (Hava Yolu ve Demir Yolu ulaşımı) , sanayi altyapısına (Altyapısı tamamlanmış sanayi parselleri kapasitesinin artırılması) , inovasyona (Üniversite sanayi işbirliğinin geliştirilmesi) , teknik orta öğretim ile teknik lisans eğitimine (Meslek Liseleri/Teknik Liselerin güçlendirilerek, Teknik Üniversitenin kurulması ) ve turizm altyapısına yoğunlaşmamız gerekiyor.
Göreceksiniz ki, birbirlerini tamamlayacak olan bu unsurlar ile şehrimizin güçlü iller arasına katılmasının önü kendiliğinden açılmış olacaktır.
Sağlıcakla