Tabiat ana zengin ve şefkatli.
Bir o kadar da kucaklayıcı.
Hele ormanlar; yaşam kaynağımız.
Yeter ki neyi, ne zaman isteyeceğinizi bilin.
Bütün evrende hiç bir şey sebepsiz değil.
Canlıyı bırakın, maddelerin dahi sorumluluğu var.

Tabiatta birçok ağaç çeşidini sıralayabilirsiniz de.
Huş ağacı hiç duydunuz mu?
Ben bile yeni öğrendim.  

Huş ağacı çoğunlukla beyaz renkli, renkli reçineli de olabilir.
Kısmen kavak ağacına benzer, kozalaklıdır.
Yetmiş/yüz kırk yıl arasında yaşarken, diğer ağaçlara göre kısa ömürlü.
Kırk farklı türü olup, ülkemizde Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'da görülür.

Dünyada da Kanada'nın kuzeyi, Alaska bölgesi yaşam alanıdır.

Dedik ya doğayı tanıyacak ve ne istediğini bileceksin.
Doğaya sevgini verince de karşılığında ne alacağının inanın tarifi yok.

Gelelim konumuza.

Mart-Nisan aylarında huş ağacının gövdesinin değişik yerlerinden matkapla 8-10 santimetrelik delikler açılır. O deliklerden su akışı (reçine) akmaya başlar. Su kaplara alınır ve rafine edilerek buharlaştırılır. Geriye pekmezimsi bir madde kalır. Bir bölümü de direk su olarak kullanılır.
Normal büyüklükte huş ağacından bir sezonda yaklaşık 50 litreden fazla su elde edilir.

Peki, huş ağacı suyu/pekmezi ne işe yarar?

Neye yaramaz ki?

- Hafıza kaybını önler

- Boğaz iltihabı, grip-nezleye iyi gelir.

- Stresi azaltır, enerji verir

- Ayak kokusunu giderir.

-Nemlendirici, antioksidan özelliği vardır.

-Losyon, kozmetikte kullanılır.

-Besin ve "C" vitamini yüklüdür.

-Uçucu yağlar içerir.

-Fosfor, potasyum, folik asit, manganez içerir.

-Romatizmayı önler.

-Kanı temizler, idrar sökücüdür.

-Kalp, damar, sedef, egzamaya iyi gelir.

-Çay olarak da tüketilir.

Huş ağacı daha ne yapsın?
Toprağa dikili doktor mübarek.
Konuyu özetlersek.
Tabiat verici özellikle de aklını kullanabilenlere.
Huş ağacı kesinlikle bilimsel araştırma konusu olmalı.
Hele dünyada gıda krizinden bahsedildiği bugünlerde.