Hürriyet Gazetesi’nin önceki günkü manşeti ‘Kapış kapış’ idi.

Nedir bu kapış kapış.
Bana göre acı gerçek.
Size göre bilemem.
Autoshow Fuarı’nda sergilenen lüks araçlara gösterilen ilgi.
100 bin Avro’dan başlayan lüks otomobillerden 10 bin kadarının kapışılması.
Tuzu kuruların bir kısmının ortaya çıkması.
Aslında olağan.
77 milyonluk Türkiye’de 10 bin kişi lüks otomobilleri kapışacak.
Ya diğerleri?
Üzülerek belirtmek isterim ki aç.
Bunu ortaya koyan da devlet eliyle yapılan yardımlar.
Türkiye İstatistik Kurumu verileri ekonominin batışını ortaya koyarken, bu işi de paralel yapıya dayandırdılar.
Mazeret mi?
Böyle mazeret olmaz.
Bu Allah’ın belası yapı ne ise, baş edilemiyorsa suçlusu beceriksiz kalan onu büyüten iktidardır.
Dolayısıyla o paralel yapı kadar bu iktidar suçludur.
Ülkeyi düşürdükleri duruma bakın.
Allah aşkına kabullenilecek şey mi?
Bu ülkede son yıllarda hiçbir şey iyiye gitmiyor.
Bu açıkça ortada.
Önlem alınması gerekirken, birileri suçlanarak soruna çözüm bulunmaya çalışılıyor.
Bu yolla bir yere varmaları mümkün değil.
Bu iktidar bugün tuzu kuru olanların ayağına bassa, ilk yaygarayı koparacak kesim onlar olacak.
Tetikçi basına bir dokunulsa seyreyleyin gümbürtüyü.
AK Parti yıllardır çalışarak kendi çevresini yarattı.
Sadece çevresini değil canavarı olabilecek çıkar çevrelerini de.
Önümüzde seçim var.
Bu seçimde AK Parti tek başına iktidar olamazsa o çıkarcıları da kaybedecek.
Fethullah Gülen’de olduğu gibi ‘Yanıldık mı’ denilecek?
İktidarlar yanılmaz.
Yanılmamalı.
Eğer yanıldıklarını anlıyorsa siyasetten çekilmek zorundadır.
Çünkü affı kabullenemez hatalar işlemiş, demektir.
Her neyse; nereden nereye geldik.
Bu ülkenin tuzu kuruları kapış kapış.
Ya güç şartlar altında ayakta durmaya çalışanlar?
Onlar mı?
Görünmüyor.
Sadece bakılıyor.
Haberiniz ola.