Yasaklarla kriz yönetebilir misiniz?

Mesela...

Toplantı alanlarında...

Meclislerde...

Ya da etkinliklerde...

Medyaya yasak getirerek...

Orada yaşanan ya da yaşanması muhtemel olayları...

Kamuoyundan gizleyebilir misiniz?

Giriş yasağı koyarak...

Medyanın olduğu yerde gülümseyip...

Baş başa kaldığınızda personelinize attığınız fırçayı...

Birileri yanınızda iken hizmetinizi övdüğünüz kurumlarla ilgili...

Onlar gittikten sonra bir başkalarıyla paylaştığınız düşüncelerinizi...

Gizleyerek, yasaklayarak...

Yaşanan krizlerin duyulmasını, bilinmesini engelleyebilir misiniz?

Elbette ki HAYIR!

***

Bununla ilgili onlarca örnek sıralayabilirim buradan...

Siyasetten...

Sivil toplum kuruluşları faaliyetlerinden...

Belediye yönetimlerinden...

Spordan...

Hiç birisi de yasakla, gizlemeyle yaşanan krizin kamuoyunca duyulmasını engelleyemedi...

Hatta hiç beklenmeyecek yere gitmesine neden oldu...

Bir kıvılcımla beliren kriz...

Olmadık konulara bağlandı...

Krizi yöneteceğini zannedenler...

Krizin içinde heder oldu gitti...

***

Krizi iyi yönetmenin çarelerinden biri de şeffaf olmaktır...

Bilmesi gerekenlere, bilmesi gerekenleri...

Açıkça, net olarak ifade etmek...

Olmadık söylemlerin dedikodu boyutuna ulaşmasını engellediği gibi...

İyi niyet olarak da algılanacaktır!

Üstelik ilgili olduğunuz taraflar şeffaf ve açık bilgi alamayıp...

Ağızdan ağıza yöntemiyle bilgi kırıntılarına ulaşmaya çalıştıkça...

Size olan güvenleri zedelenecektir...

Yani kaybeden...

Yine yasakçı zihniyet olacaktır!

***

Bugün, 'ağzımdan bir şey çıkar da başıma bela olur' diye...

Toplantıları, etkinlikleri 'kapalı devre' yapanlar...

O korktukları krizle mutlaka yüzleşmek zorunda kalırlar...

Har vurup harman savurup, kasayı boşaltanlar...

'Kimse duymasın' diye çırpınırken...

Temizlemekte zorlanacakları durumların altından kalkamazlar...

Yani...

Mızrak varsa...

Çuvala sığmaz...

En güzeli bunu açıkça söylemektir!