n
n n Biri hakkında bir iddia ortaya atan ispat etmeli. Etmezse, edemezse de ona “müfteri, yalancı, ahlaksız, edepsiz, arsız, uğursuz” falan filan gibi onlarca, yüzlerce kelimeyle lafı dolaştırarak hakaret etmek yerine kısaca ve açıkça “orospu çocuğu” demeli.
n n Daha önce yazmış ve anlatmıştım, bir daha yazayım, bir daha anlatayım. “Orospunun çocuğu” olmak kaderdir, ayıplanmamalı. Ama “anası orospu olmadığı halde orospu çocukluğu” yapanları da asla ve kata hoş görmemeli, meclise almamalı, bırakın meclise almayı selam bile vermemeli. Bütün bunlara rağmen selam verenlere, meclisine alanlara ve hele de onun meclisine koşup poz verenlere de adam dememeli.Üstat Necip Fazıl yaratığın en mülevvesi olan iftiracı, yalancı, kaypak, korkak, ırz namus düşmanı haysiyet yoksunlarına “alçak” demez “çukur” derdi. Merhum yaşasaydı ve bugünleri görseydi onunla iş tutanlara da sanırım “çukurun yandaşları” derdi.
n n
n n Bir taraftan “Asımın Nesli” olmak gibi bir yüce, bir haysiyetli iddiayı dillendiren öbür taraftan da çürümüşlüğün, kokuşmuşluğun çukurunda siyaseten yükselmek ya da ticaretten semirmek için bir mülevvesle işbirliği yapana, yapanlara Üstat misali hem “çukurun yandaşları” demeli hem de oy ve yol vermemeli.“Ben adamım” diyen, adam geçinen herkes pislik çukuruna girip de temiz kalınmayacağını bilmeli, bilmeyene “aptal”, bildiği halde temiz kalmak iddiasını utanmadan arlanmadan dillendirenlere de “sahtekar” demeli. Ve partisi ve söylemi ne olursa olsun sahtekarların peşinden gitmemeli, gidene de tez elden “dur” demeli.
n n Evet “dur” demeli. Tüm ahlaksızlıklara, tüm sahtekarlıklara, tüm korkaklık ve kaypaklıklara… Makam ve mevki için küçülmelere, ufalanmalara, çukurlarda yuvarlanmalara dur demeli… Pisliğe batıp, pislikleri sağa sola saçanlara, saçtıranlara, kendini ve kentini ama aynı zamanda temsil şansını şu veya bu şekilde ele geçirdiği idealini kirletenlere “dur” demeli.Bu er veya geç olacak, hak ve hakikat yalana, riyaya, isnat ve iftiraya, haysiyet ve namus haysiyetsizlik ve namussuzluğa er veya geç galebe çalacak. Bunda tereddüt yok. Akıl ve haysiyet sahipleri için hala az da olsa zaman var. Son çıkışa gelmeden herkes seçimini yapmak ve yerini belirlemek zorunda. Son çıkıştan sonra ağlamanın sızlamanın faydası yok.
n n Adamlığın, arkadaşlığın, yiğitliğin sınandığı bir köprüden geçiyoruz. Bakalım kim düşecek, kim kalacak?
n n NOT: Bu yazı sehven değil görülen lüzum üzerine ikinci defa yayınlanmaktadır. Beni anlayacağınızı ve hoş göreceğinizi umuyorum.
n n
n
