Bu anlayışla Türkiye nin iş cinayetlerindeki şampiyonluğu başka bir ülkeye kaptırması, hiç de olası değil.
Yine günde 5 işçi yaşamını yitirir, onlarca işçi iş göremez derecede sakat kalır.
Soma ve Ermenek’teki maden facialarından sonra hazırlanan iş güvenliğine ilişkin yasa tasarısında adeta iş kazalarına davetiye çıkarabilecek nitelikte geri adım atıldı.
Özellikle maden ocaklarında iş güvenliği ihlallerini en aza indirmeyi amaçlayan torba yasa tasarısının TBMM Sağlık Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda görüşülmesi sırasında işyerindeki hayat riskinden ötürü üretimi durdurulan işverene bugüne dek uygulanan idari para cezası kaldırıldı.
Yani tasarının TBMM Genel Kurulu’nda komisyondaki şekliyle kabul edilmesi halinde, üretimi durdurulan işverene idari para cezası uygulanmayacak.
Tasarı bu şekilde yasalaşırsa, bir işyerinde iş güvenliğine ilişkin eksikliklerden ötürü işçilerin ciddi kaza riski ile karşı karşıya bulunduğu saptanırsa, o işyeri için sadece faaliyeti durdurma kararı alınacak.
İşyerinde iş güvenliğinin gerektirdiği önlemleri almayan işverene bundan böyle, eksikliklerin giderilmemesi halinde katlamalı olarak uygulanan para cezası verilmeyecek.
Bu değişiklikle işyerinde koruyucu önlemleri almayan işveren, iş kazalarından ötürü ceza almayarak bir şekilde koruma altına alınıyor.
Oysa,mevcut uygulamada eğer bir işyeri denetimler sonucunda iş güvenliği açısından olumsuz koşullar taşıması halinde üretim durduruluyor, işverene idari para cezaları veriliyor.
Tasarıya komisyonda eklenen bir madde ile idari para cezalarından vazgeçiliyor.
Yani iş kazalarından birinci derecede sorumlu olan işveren yine yırtacak, olan yaşamını yitiren emekçiye ve ailesine olacak.
Ayrıca tasarıda işyerinde iş kazası meydana gelen işverenin 5 yıl kamu ihalelerine katılamaması, iş alamaması öngörülüyordu.
Bu düzenleme işveren üzerinde ağır bir yaptırım olması ve işyerinde gerekli önlemleri alabilmesi açısından emekçiler adına kazanım olarak değerlendiriliyordu.
Ne var ki emekçiler lehine olan bu düzenleme komisyonda, işverenin kusuruna göre 2 yıla kadar kamu ihalelerinden men edilmesi olarak değiştirildi.
Yani bir işverenin kamu ihalesinden men edilmesi için yargı kararı ile kesinleşmiş kusuru olması gerekecek ve kusur oranı ile en çok 2 yıl kamu ihalesine katılamayacak.
Kusurlu işverene kamu ihalelerine 5 yıl katılamama düzenlemesi 2 yıla indirilerek geri adım atılmış oldu.
Nereden bakılırsa bakılsın, TBMM Komisyonu tasarıda önemli sayılabilecek değişiklikler yaparak, bir anlamda işverene af çıkarmış oldu.
Hani nerede, Soma ve Ermenek’te emekçiler toprağın altında yatarken, bakanların mikrofon karşısına çıkarak verdiği sözler?
Hani bakanların ‘’işyerlerinde, özellikle maden ocaklarında gerekli önlemlerin alınması için denetimlerin sıklaştırılacağı, bunu yerine getirmeyen işverenlere çok ağır cezalar’’ verileceğine ilişkin söylemleri?
Bırakın yeni yaptırımlar getirmeyi, mevcut uygulamadan bile vazgeçiliyor.
Yani emekçiye değil, patrona ödül olabilecek düzenleme geliyor.
Bu anlayışla, iş kazalarındaki şampiyonluğumuz devam eder, iş cinayetleri yine çok sayıda emekçinin canını alır.
Ondan sonra da boş açıklamalarla günü kurtarmaya çalışırız.
Tasarı TBMM Genel Kurulu nda görüşülürken bu yanlışlıktan mutlaka dönülmeli.