Geçen yıl genel seçimler nedeniyle
temmuz ayının başında açıklanan
fındık taban fiyatları,
cumhuriyet tarihinde
ilk erken açıklamaydı...
Seçimin etkisiyle de
fiyat memnun ediciydi...
Ancak, şartlar hem üretici hem de hükümet açısından geçen sezonki gibi değil...
Ziraat Odalarına göre, bu sezon tahmini 720 milyon kilo olarak gösterilen rekolte, kimilerine göre 850 milyon kilo civarında gerçekleşecektir...
Fiskobirlikin düştüğü
mali sıkıntı nedeniyle alımlar için devreye giren
TMOnun depolarında da 300 milyon kilo fındık bulunmaktadır...
Bu gelişmeler karşısında
fındığa iyi fiyat verilmesi,ekonomik açıdan
beklentileri zayıf tutmakta ama
işin bir de sosyal boyutu vardır...
Gelmiş geçmiş hükümetler
de çoğu zaman meselenin ikinci boyutunu
düşünerek, fiyat açıklamışlardır...
Devlet satamadığı ürünü alarak
milletin parasını sokağa mı atsın? diyenler olacaktır elbette...
Salt bu mantıkla bakıldığında
sorunun sahipleri haklıdır...
Bir de şöyle bakalım
fındığın Karadenizde ne anlama geldiğine...
Fındık, 8 milyon insanın kaderidir...
Yuvalar bu parayla kurulur,
çocuklar yine bu parayla okutulur...
Bakkala, kasaba ve manifaturacıya
biriken borçlar fındık parasıyla ödenir...
Esnafın yüzü bu zamanda güler...
Eş, dost ve akraba
fındık sezonu bir araya gelir, harmanlar şenlenir...
Yani sözün özü, fındık Karadenizli için
her şeydir...
Hükümet de bunun bilincinde...
Çare aradığından fiyatları
açıklamada gecikiyor...
Eğer müdahale olmazsa,
fındığın kilosunu işçi maliyetinin altında 2 YTLden satabilenler,
şanslılar sınıfına girecektir...
Devlet satamadığı ürünü alarak
milletin parasını sokağa mı atsın? diyenler,
bir de meselenin sosyal boyutunu düşünmek zorundadır...