n
n
n
n
n
n 5 Mayıs 2014 günlü “İki Mahkeme Daha Var” başlıklı yazımda ilk mahkemeyi anlatmış ama ikinci mahkemeyi sonraya(ertesi güne) bırakmıştım. Araya daha güncel gelişmeler girdi, onları yazmak zorunluluğu sebebiyle ikinci mahkemeyi ancak bugün yazabiliyorum.
n
n
n
n “Ermeni Tehciri” suçlamasıyla İttihat ve Terakki yöneticileriyle üst düzey bürokrat ve askerleri yargılayan “Divan-ı Harb-i Örfi”ler(sıkıyönetim mahkemeleri) İngilizlerin talimatıyla işgal İstanbul’un kurulmuşlardı. Öteki sıkıyönetim mahkemesi ise ondan tam 25 yıl sonra yine İstanbul’da ama hür ve bağımsız İstanbul’da kuruldu. Ve aralarında Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Zeki Velidi Togan, Orhan Şaik Gökyay ve Fethi Tevetoğlu’nun da bulunduğu 23 kişiyi “ırkçılık ve Turancılık” suçlamasıyla yargıladı.
n
n
n
n Dönem İsmet İnönü’nün “Ebedi Şef” ilan edildiği dönemdir. Başbakan’ı Şükrü Saraçoğlu, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve Ankara Valisi de Nevzat Tandoğan’dır. Hani şu komünistlik ithamıyla gözaltına alınan gençlere “Size mi kaldı memlekete komünistlik getirmek. Gelecekse onu da biz getiririz” demesiyle meşhur vali. Irkçılık Turancılık Davası sanıklarından vatan şairi Orhan Şaik Gökyay’a “Vatanı korumak size mi kaldı? Onu biz koruruz” diyecek ve “Seni kazıklarım” diye de ekleyecektir.
n
n
n
n Şimdi size dört ayrı konuşmadan alıntılar aktaracağım ve sonra kaldığımız yerden devam edeceğim.
n
n
n
n “BİZ TÜRK’ÜZ, TÜRKÇÜYÜZ VE DAİMA TÜRKÇÜ KALACAĞIZ. BİZİM İÇİN TÜRKÇÜLÜK BİR KAN MESELESİ OLDUĞU KADAR LAAKAL(EN AŞAĞI) O KADAR VİCDAN VE KÜLTÜR MESELESİDİR. BİZ AZALAN VE AZALTAN TÜRKÇÜ DEĞİL ÇOĞALAN VE ÇOĞALTAN TÜRKÇÜYÜZ”
n
n
n
n “BU KANUN AYNI ZAMANDA BİR DEVRİM KANUNUDUR. BİZE EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞIMIZI KAZANDIRACAK BİR FIRSAT KARŞISINDAYIZ. PİYASAMIZA EGEMEN OLAN YABANCILARI BÖYLELİKLE ORTADAN KALDIRARAK TÜRK PİYASASINI TÜRKLERİN ELİNE VERECEĞİZ.
n
n
n
n “BİLANÇOLARINI HAZIRLAMAK ALÇAKLIĞINI MARİFET, BİLGİ SAYAN, İÇ VE DIŞ PİYASADA TÜRK TİCARETİNİN İTİBAR VE ŞEREFİNİ ZELİL GÖSTERMEKTE HAK GÖREN, BU YURDU BİZİM GÖZÜMÜZLE GÖRMEYEN, BİZİM KALBİMİZLE SEVMEYEN TÜCCAR BUNDAN SONRA KALMAYACAKTIR. BİZ KENDİ DEĞERİMİZİ ÇOK İYİ BİLİYORUZ. KENDİMİZE ÇOK GÜVENİYORUZ VE ÖVÜNÜYORUZ. KENDİMİZİ BULDUĞUMUZ GÜN DAMARLARIMIZDAKİ KANDA BU KABİLİYETİN HER ZAMANKİNDEN DAHA DİRİ DAHA KUVVETLİ OLDUĞUNU ANLIYORUZ. BU ÇALIŞMADA SARAÇOĞLU’NUN DEDİĞİ KAN, VİCDAN VE KÜLTÜR İŞİNDE TÜRKÇÜ OLACAĞIZ VE TÜRKÇÜ KALACAĞIZ.”
n
n
n
n
n
n
n
n
n
n
n
n ”MİLLETLERİN ÇOK MÜCADELECİ VE ÇOK YIRTICI OLDUKLARI BİR ZAMANDA YENİ TÜRKİYE’NİN YÜKSEK, PARLAK TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİNE HÜKMETMEK ÜZERE YETİŞECEK ARKADAŞLARDAN BÜYÜK HİZMETLER VE ÇOK YÜKSEK VASIFLAR BEKLEDİĞİMİZİ TEKRAR EDERİM. BU VASIFLAR SİZDE VARDIR, KANINIZDA VARDIR. ZİRA BİZİM MİLLETİMİZ MİLLETLERİN EN BÜYÜĞÜ EN ŞEREFLİSİDİR.”
n
n
n
n Sizce bu sözleri kim söylemiş olabilir? Nihal Atsız mı? Alparslan Türkeş, Necdet Sancar ya da Zeki Velidi Toğan mı? Hayır bu baştan sonra ırkçılık kokan sözleri suçlanan ve yargılananlardan hiçbirisi söylememiştir. Bu sözlerden birincisi ve ikincisi Başbakan Şükrü Saraçoğlu’na, üçüncüsü Gümrük Tekel Bakanı Suat Hayri Ürgüplü’ye, sonuncusu ise Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye aittir.
n
n
n
n Şaşırdınız mı? Şaşırmayınız lütfen. O sözler 1940-42 arası söylenmiştir dava ise İnönü’nün meşhur 19 Mayıs 1944 nutkundan sonra açılmıştır. İsmet İnönü bir “denge adamı”dır ve 1944’e gelindiğinde dünya dengeleri değişmektedir. İsmet Paşa artık galip batının ve Sovyetler Birliği’nin yanında yer almalıdır. O dava bu makas değiştirmenin işaret fişeğidir. O sözleri söyleyen İsmet İnönü gitmiş onun yerine o sözleri suç ilan eden İsmet İnönü gelmiştir.
n
n
n
n Bu konuya (kısmet olursa) yarın da devam edeceğiz.
n
n
n
n

n

n