Bir yanda Yunanistan, diğer yanda Bulgaristan.
Her iki ülkede Türklere soykırım yapılmak isteniyor.
Bu iki ülke Türkçe eğitimi kaldırmak istiyor.
Türkçe konuşulmasının önüne geçmek istiyor.
Soydaşlarımız diretiyor.
Türkçeden vazgeçmeyiz, diyor.
İşin en acı yanı da sahipsizler.
Türkiye, bu konuda yıllardır yumuşak.
Haklarını arayan Türklere destekte yetersiz kalıyor.
Balkan Türkleri Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı İzzet Altuntaş, Bulgaristan’daydı.
Soykırımın 30. yıl törenleri ve soykırımla ilgili o baskında ölen 17 aylık Türkan bebeğin, ölüm yıldönümünü anmasına da katıldı.
İzzet Altuntaş Bulgaristan’dan hayli öfkeli döndü.
Türkçe eğitime karşı büyük zorluklar çıkarıldığını söyledi.
Türklere soykırım uygulandığını öne sürdü.
Bulgaristan Parlamentosu’nda 38 Türk milletvekili bulunmasına rağmen Türkçe konuşanlara para cezası verildiğini belirtti.
Pomakların da baskı altında bulunduğunu söyledi.
İşin özü Bulgaristan’da soykırım var.
İzzet Altuntaş gidip görmeseydi, anlatmasaydı bizim de haberimiz olmayacaktı.
Çünkü oradakilerin sesi, Türkiye’ye duyurulmuyor.
Belki de önleniyor.
Olacak şey mi?
Balkanlar’da binlerce soydaşımız var.
Yıllardır Yunanistan ve Bulgaristan’daki soydaşlarımız sıkıntıda.
Bu iki ülke Türklere vize de uyguluyor.
Gidip görmemizi önlemek için.
Vize uygulamayan Balkan ülkelerine gidişe zorluk çıkarmak için.
Türk hükümeti bu konuda yıllardır yetersiz.
Bir türlü Balkanlar’da soydaşlarımız nedeniyle söz sahibi olduğumuzu ortaya koyamıyor.
Gerek Yunanistan ve gerekse Bulgaristan Türklerle ilgili olumsuzlukları yansıtan, sahip çıkılmasına katkı sağlayanlara ülkelerine girişi yasaklıyor.
Bunlardan biri İzzet Altuntaş.
İzzet Altuntaş, Yunanistan’dan mübadele ile gelen bir ailenin çocuğu.
Yunanistan’daki Türklerin hakları için sıkça sesini yükseltmesi nedeniyle bu ülkeye giremiyor.
Bugün Bulgaristan’daki olumsuzluklara tepki gösteriyor.
Yarın bu ülkeye girmesi de yasaklanır.
Kısacası Bulgaristan yıllardır haddini aşıyor.
Haddini aşan bu ülkeye haddi bildirilmeli.
Başka çare de yok gibime geliyor.
Ne dersiniz?
