Çözüm süreci dönemindeyiz.
Türkiye’nin bu süreçte, birtakım kavramların global tanımlarından ve zindanlardan kurtulmak zorunda olduğunu düşünüyoruz.
Ancak, “ nasıl bir vatan fikri?” sorusunu birlikte sorup cevaplandırmamız gerekir diye düşünüyoruz.
Vatan konusunda farklı algılar, bizleri farklı sonuçlara götürebilir.
Osmanlı Devleti’nin Balkan felaketini yaşadığı bir zamanda konu ile ilgili Eski Darülmuallimin’de müdürlük, 1920lerde Suriye’de Kral Faysal Hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı , çeşitli gazete ve dergilerde yazarlık ile devlette daha başka üst düzey görevler ifa etmiş M. Satı Beyin tespitlerini de bu arada değerli okuyucularımızla paylaşmak istiyoruz.(Kültür Bakanlığı yayınları,2792).
Osmanlı’nın son yüzyılında ortaya çıkan ve Osmanlı Devleti’ni kurtarmayı amaçlayan “ Osmanlıcılık, Türkçülük, İslamcılık, Turancılık ve Batıcılık” gibi fikirlerin de soğukkanlı bir şekilde zamanın şartlarına göre sağlıklı tahlil edilerek yeniden değerlendirmelerinin gereğine inanıyoruz.
Satı Bey vatanperverliği, “ insanın vatanına sevgi ve bağlılık göstermesidir” şeklinde tanımlamıştır.
Peki, vatan ne demekti?
Satı Beyin ifadesiyle, “ bu soruya açık ve kesin bir cevap vermek öyle kolay değildir. Çünkü incelenince görülüyor ki, vatan kelimesine verilen anlamlar, vatan kavramına dahil edilen öğeler, ülkeden ülkeye ve hatta aynı ülkede çağdan çağa değişiyor.”
Belirtelim ki, bu farklılık dinden dine, hatta mezhepten mezhebe bile görülebilir.
Geçen yüz yıllarda gerek Türk ve gerekse Avrupa devletlerindeki vatan fikri ile bugünün dünyasındaki vatan algıları farklıdır.
Bütün bunların yanında bir de Müslümanların “VATAN” algısı söz konusudur. İslam dininin konu ile ilgili temel ilkeleri Müslümanların vatan görüşünü oluşturur. Yazımızda buna da inşallah işaret etmeye çalışacağız.
Bu konuda önce Avrupa devletlerinin algılarından, sonra da vatanı meydana getiren bağlardan/ unsurların söz edeceğiz inşallah…
Selam ve sevgi ile