Eğer bugün Türkiye belli bir noktaya gelebildiyse, bugün Türkiye Avrupa nın 16. büyük ekonomisi olabildiyse diğer ülkelere örnek olabiliyorsa batısındaki Avrupa ülkelerine genç nüfusuyla üretimdeki artışıyla örnek olabiliyorsa; Birlik Vakfı nın ortaya koyduğu vizyonla oluyordur. Bugün Türkiye Cumhuriyeti nin Başbakanı da Cumhurbaşkanı da Birlik Vakfı ruhuyla yetişmiştir ve öğrendiklerini biz kardeşlerine öğretme amacı taşıdığı için Türkiye nin bugün geldiği nokta çok çok anlamlı.
Yukarıdaki sözler bana değil, bir bakana hem de dünyayı ve özellikle de Türkiye ile Avrupayı çok iyi bilmesi gereken bir bakana, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağışa ait. Bakan, Türkiye dünya sıralamasında 16.lığa sanki bugün yükselmiş ya da kendisi bunu yeni öğrenmiş gibi heyecanlı, sevinçli, kıvançlı. Üstelik son derece kadirşinas, son derece vefalı. Öğrendiklerini kardeşlerine öğretme amacı taşıyan Başbakanın ve Cumhurbaşkanının haklarını da teslim ediyor.
Her şey iyi has da Türkiyenin bu noktaya gelmesinde Başbakanın da, Cumhurbaşkanının da, AK Partinin de herhangi bir rolü yok ki! Türkiye dünyanın en büyük 20 ekonomisinin arasına girdiğinde ne Sayın Erdoğan Başbakan, ne Sayın Gül Cumhurbaşkanı ydı ne de AKP kurulmuştu. Bırakın kurulmayı öyle bir parti akıllarda bile yoktu. Ama Türkiye vardı ve Türkiye dünyanın en büyük ilk yirmi ekonomisinden biriydi.
Türkiye daha 1980de dünyanın 20. en büyük ekonomisiydi. 1992de de 17. büyük ekonomi olmuştu. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri temsil eden G-20, 26 Eylül 1999da kurulduğunda Türkiye de kurucular arasındaydı ve ekonomik büyüklükteki yeri 16. sıradaydı. Yani AKP yokken Türkiye vardı ve henüz AKP dünyaya gelmeden Türkiye bugün AKPlilerin pek övündükleri 16. büyük ekonomi olmayı başarmıştı.
Bir de üzücü haberimiz var; yıllarca 16. sırada demirlemiş gözüken Türkiye, geçen yıl 18. sıraya geriledi. Endonezya ve Hollanda bizi geçti. Endonezya bir Uzakdoğu ülkesi, Hollanda ise bizim yanımızda her anlamda cüce. Yüzölçümü bizim beşte birimizden küçük, nüfusu ise dörtte birimizden daha az. Buna rağmen geçen yıl bizden yaklaşık 60 milyar dolar daha fazla milli hasıla üretti.
Kısacası, buraya son on yılda gelinmedi, on yıldan önceki seksen yılda gelindi. Son on yılın temelinde önceki seksen yılın alın teri var. Herkesin kendi eseriyle övünmesi en doğal hakkıdır ama bunu başkalarının hakkını inkar etmeden ve gerçekleri çarpıtmadan yapmak gerekir.